Adèle Yon'un kaleme aldığı Gerçek Adım Elisabeth, Aslı Anar çevirisi ve Medusa Kitap etiketiyle Türkçede raflarda yerini aldı.

Fransa'da yayımlandığı ilk aylardan itibaren büyük ilgi gören eser, eleştirmenlerin yanı sıra okurların ve kitapçıların da yılın kitapları arasında gösterdiği Gerçek Adım Elisabeth, artık Türkçede de okunmaya devam ediyor.

Yon, çocukluğundan beri ailede adı neredeyse hiç anılmayan ve benzemekten korkulan büyük büyükannesi Betsy'nin hikâyesini uzun süre sorgulamaz. Kendi hayatında yaşadığı bir kırılmanın ardından, çocukluğundan kalma korkusuyla yeniden yüzleşir: “Bir gün ben de onun gibi delirir miyim?”

Birkaç fotoğraf ve derin bir sessizlikle başlayan araştırması, aile tanıklıkları, mektuplar, tıbbi kayıtlar ve psikiyatri arşivleri arasında ilerlerken daha rahatsız edici sorular doğurur: “Bir kadının öfkesi, arzuları, cinselliği ya da özgürlük isteği hangi noktada ‘hastalık’ sayılır? Ve bu kararı kim verir?”

Adèle Yon, tek bir kadının aile içinde nasıl bir “deli” efsanesine dönüştürüldüğünü araştırırken modern psikiyatrinin ve tıbbın kadın bedeni ve zihni üzerinde kurduğu tahakkümün izini sürüyor. Aile araştırması, kişisel anlatı, arşiv çalışması ve psikiyatri tarihini bir araya getiren yazar, korkudan öfkeye uzanan son derece özgün, kişisel olduğu kadar politik bir anlatı kuruyor.

2025 France Télévisions Deneme Ödülü, 2025 ELLE Okurları Büyük Ödülü – Kurgu Dışı, 2026 Québec Kitapçıları Ödülü gibi takdirler, Gerçek Adım Elisabethin uluslararası alanda da takdir edildiğini gösteriyor.

“Adèle Yon bir aile hayaletine insanlığını geri veriyor.” —Le Monde

“Sarsıcı bir araştırma, neredeyse feminist bir gerilim.” —Le Temps

Sahnede paranormal korku devam ediyor: “Geceyarısı Hayaleti” yeni tarihleriyle seyirci karşısında.

Haftanın önerisi: Bir Bardak Suda Boğulmamak.

Locus En İyi İlk Roman Ödülü Finalisti “Garabet” raflarda.

María Martinón‑Torres'ten insanın kusurluluğuna dair bir sorgulama “Homo Imperfectus.”

Michel Butor'un 1957'de Renaudot Ödülü alan romanı: Değişim.

Bizi biz yapan geride bıraktıklarımız mı yoksa karşılaşmadıklarımız mı?

Olcay Silahlı'nın ilk kitabı “Azura” raflarda.

Memduh Şevket Esendal'ı gerçekten anlamak isteyenler için bir olanak.