Almanya'nın dış istihbarat teşkilatı olan Federal İstihbarat Servisi'nin (BND) eski Başkanı August Hanning, ülkenin yakın tarihindeki en ciddi casusluk soruşturmalarından birinin merkezinde yer alıyor. İddiaların odağında yaklaşık 2 bin gizli belge, yabancı istihbarat bağlantıları ve BND içindeki olası denetim açıkları bulunuyor.
Seksen yaşındaki Hanning 6 Ekim'de gözaltına alındıktan sonra, ertesi gün Federal Yargıtay'daki sorgusunun ardından tutuklandı. Federal Başsavcılık; Hanning'i vatana ihanet niteliğinde casusluk, devlet sırlarını araştırıp elde etme, vatana ihanete teşebbüs ve yabancı bir istihbarat servisi adına faaliyet göstermekle suçluyor. Hanning'in eski özel kalem müdürü Manfred D. de aynı soruşturma kapsamında tutuklu bulunan isimler arasında yer alıyor.
Savcılığın iddiasına göre, Hanning ile Manfred D. 2010 yılında, D.'nin para karşılığında BND'den elde ettiği değerli istihbarat bilgilerini eski patronuna düzenli olarak aktarması konusunda anlaştı. Hanning 1998-2005 yılları arasında BND'nin başındaydı. Daha sonra Federal İçişleri Bakanlığında müsteşarlık yapan Hanning, 2009'dan sonra özel sektöre geçerek güvenlik danışmanlığı alanında çalışmaya başladı.
Manfred D. ise Hanning ayrıldıktan sonra da BND'de kaldı ve sonraki başkanların özel kaleminde görev yaptı. Savcılığa göre Manfred D., yıllar içinde Hanning'e yaklaşık 2 bin belge ulaştırdı. Bunların önemli bir bölümü gizlilik dereceliydi ve BND yönetiminin istihbarat değerlendirme toplantıları için hazırlanmıştı. Belge arşivinde İran'ın nükleer programı, Rus ordusu ve Ukrayna savaşıyla ilgili bilgiler ile yabancı ortak servislerden gelen istihbaratın da bulunduğu belirtiliyor.
Federal Başsavcılığın en ağır suçlamalarından biri, Hanning'in Manfred D.'den aldığı gizli bilgileri kullanarak yabancı bir istihbarat görevlisi için analiz hazırladığı iddiası oldu. Analizin gerçekten karşı tarafa ulaşıp ulaşmadığı ise henüz kesinleşmiş değil. Savcılık ayrıca Hanning'in başka bir yabancı istihbarat mensubuyla yıllarca yoğun temas içinde bulunduğundan şüpheleniyor.
Federal Başsavcılık, Hanning'in temas kurduğu yabancı servislerin hangi ülkelere ait olduğunu açıklamazken, Spiegel dergisi soruşturmadaki izlerden birinin Azerbaycan'a uzandığını öne sürdü. Haberde, Hanning'in gizli istihbarat bilgileri ile Azerbaycan için analiz hazırlamış olabileceği iddia edildi. Bakü yönetimi bu iddiayı kesin biçimde reddederek Azerbaycan istihbarat servislerinin Hanning dosyasıyla bağlantılı olduğu yönündeki haberleri temelsiz olarak nitelendirdi.
Spiegel'in araştırmalarına göre bir başka iz ise Çin'e uzanıyor. Habere göre Hanning yıllar boyunca emekli Çinli Tümgeneral Wang Jianzheng ile temas halindeydi. Wang geçmişte Çin'in Doğu Berlin'deki temsilciliğinde ve daha sonra askerî ataşe olarak Almanya'da görev yaptı. Alman makamlarının bu temaslar üzerinden Çin istihbaratına bilgi aktarılıp aktarılmadığını incelediği bildiriliyor, ancak bu bağlantıya ilişkin suçlamalar henüz Federal Başsavcılık tarafından resmen teyit edilmiş değil.
Hanning'in tutuklanmasının ardından Alman basınında yeni iddialar da gündeme gelmeye devam ediyor. Dosyayı BND açısından daha da hassas hale getiren yeni bir iddiaya göre BND, Manfred D.'nin görevde bulunduğu dönemde eski patronu Hanning için ek iş yapmasına resmî olarak izin vermiş olabilir. 2012'den Mart 2026'ya kadar birden fazla BND başkanının özel kalem müdürlüğünü yürüten D., en hassas istihbarat bilgilerine erişebiliyordu.
Olayın boyutu yalnızca Alman devlet sırlarının dışarı sızmasıyla sınırlı kalmıyor. BND'nin kullandığı bilgilerin önemli bir kısmı ABD ve diğer müttefik ülkelerin istihbarat servislerinden geliyor. Dolayısıyla Hanning'in eline geçen belgeler arasında ortak servislerden gelen bilgilerin bulunması, Almanya'nın bu ülkeler nezdindeki güvenilirliğini zedeleyebileceği endişesini doğuruyor.








