Eurostat'ın 11 Eylül 2026'da yayımladığı verilere göre, 2025 yıl sonu itibarıyla Avrupa Birliği ülkelerinde Türk vatandaşlarının sahip olduğu geçerli oturum izni sayısı 2 milyon 14 bine ulaştı. Türkiye, Fas'ın ardından AB'de en fazla geçerli oturum iznine sahip AB dışı ülke vatandaşlıkları arasında ikinci sırada yer aldı.
Veriler, çalışma, aile birleşimi, eğitim ve diğer gerekçelerle verilen oturum izinlerinin tamamını kapsarken, uluslararası hukuk firması Harvey Law Group (HLG) yatırım yoluyla oturum programlarının da Türkiye'deki yatırımcılar açısından değerlendirilmesi gereken alternatifler arasında bulunduğunu belirtti.
Harvey Law Group Türkiye Ülke Müdürü Çiğdem Sarıoğlu Ergut, “Yatırımcılar artık yalnızca nereye yatırım yapacaklarını değil, nerede yaşama hakkına sahip olabileceklerini de sorguluyor” dedi. “Bugün yatırımcılar için uluslararası bir yatırımın değeri yalnızca finansal getirisiyle ölçülmüyor. Ailelerinin geleceği, çocuklarının eğitimi, uluslararası hareket kabiliyeti ve farklı ülkelerde yaşam kurabilme seçenekleri de karar süreçlerinde önemli rol oynuyor.”
Yunanistan'da gayrimenkul yatırımları, Portekiz'de ise uygun yatırım fonları gibi seçenekler öne çıkarken, Karayipler'deki Grenada ise lüks otel ve turizm projelerine yatırım yaparak vatandaşlığa başvurma imkânı sunuyor. Programlar yatırım tutarları, aile üyelerinin kapsama alınması, oturumun yenilenmesi, ülkede bulunma şartları ve uzun vadeli vatandaşlık imkânları bakımından farklılaşıyor.
Çiğdem Sarıoğlu Ergut, “Bir ülkede oturum hakkı elde etmek ile o ülkenin vatandaşlığına hak kazanmak aynı şey değil. Aynı şekilde bir ülkede oturum iznine sahip olmak, Avrupa'nın her yerinde sınırsız yaşama veya çalışma hakkı anlamına gelmiyor” diyerek, yatırımcıların yalnızca yatırım tutarını değil, programın hukuki koşullarını, ailelerine sağladığı hakları, yatırımın sürdürülebilirliğini ve gelecekte karşılaşabilecekleri yükümlülükleri de değerlendirmesi gerektiğini vurguladı.
Harvey Law Group, yatırımcıların kişisel hedefleri doğrultusunda farklı ülkelerdeki programları değerlendirmelerine hukuki danışmanlık sunuyor. “Bizim için önemli olan yatırımcının yalnızca bir oturum kartına sahip olması değil, bu hakkın kendisine ve ailesine uzun vadede ne sağlayacağını doğru anlaması” şeklinde konuşan Çiğdem Sarıoğlu Ergut, “Bazen en değerli yatırım, bugün kullanılmayan ancak gelecekte ihtiyaç duyulabilecek bir seçeneğe sahip olmaktır” diyerek açıklamalarını tamamladı.









