Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Çankaya Köşkü'nde düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları Konsey'i 13. Zirvesi kapsamında yaptığı konuşmada, “Emine Erdoğan hanımefendinin himayelerinde kurulacak olan Aile ve Kadın Konsey'i, Türk Devletleri Teşkilatının gelecek vizyonuna güçlü bir katkı sunacaktır. Ortak hedeflere ulaşma noktasında konseyin inşasına büyük önem veriyoruz” dedi.

Konferansın moderatörlüğünü Bakan Göktaş'ın üstlendiği toplantıda, “Aile ve Kadın Konsey'i Kurucu Bakanlar Oturumu: Kurumsal İş Birliği ve Ortak Adımlar” başlıklı bir oturum gerçekleştirildi. Bakan, “Aile ve Kadın Konsey'i altında birleştirmek için yeni bir adım attık” açıklamasını yaptı.

Bakan Göktaş, toplantıda hayal edilen fikrin bir arada değerlendirilip olgunlaştırıldığını ve görüşlerin konseyin ilk yapı taşlarını oluşturacağını belirtti. Zirve vesilesiyle ilk kez toplanan Yüksek Onur Kurulu'nun himayesinin, konseyin en büyük dayanağı olacağını vurguladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan ve diğer lider eşlerine şükranlarını sundu.

Göktaş, konseyin amacının ailelerin ve kadınların hayatında somut adımlara dönüşmek olduğunu söyledi. Aile ve Kadın Konseyi'nin, ülkeler arasında düzenli istişare ve tecrübe paylaşımına dayalı kalıcı bir iş birliği zemini oluşturacağını ifade etti. “Konseyimiz, aileleri güçlendiren ve kadınların toplumsal ve ekonomik hayata katılımını destekleyen çalışmalarımızı, ortak değerlerimiz ve önceliklerimiz etrafında bir araya getirecek” dedi.

Bakan, 2024'te İstanbul'da sosyal politika alanında iş birliğini geliştirmek üzere aile temasıyla, 2025'te Bakü'de kadın temasıyla tecrübelerini ve ortak çalışma imkanlarını değerlendirdiklerini, bugün Ankara'da ise bu iki başlığı Aile ve Kadın Konsey'i altında birleştirmek için yeni bir adım attıklarını bildirdi.

Göktaş, tarihimizde kadının ve ailenin güçlenmesini birbirini tamamlayan hedefler olarak ele aldıklarını belirtti. “Ailesinden destek gören bir kadın, eğitimde, çalışma hayatında ve toplumda yerini daha kolay alır. Hayatın her alanında yer alan bir kadın da bu kazanımı önce ailesine sonra bütün topluma taşır. Esasında bu anlayış, bizim medeniyetimize hiç de yabancı değildir. Orhun Yazıtları'nda devletin dirilişi anlatılırken İltiriş Kağan'ın yanında İlbilge Hatun'un da adı anılır. Yani bizim tarihimizde kadın, devletin kurucu iradesinde en başından beri vardır” diye konuştu.

Bakan, Türk Dünyası 2040 Vizyonu'nun bu hedefleri mümkün kılan güçlü bir zemin oluşturduğunu ve Aile ve Kadın Konseyi'nin bu zemin üzerinde yükselmesini temenni ettiğini söyledi.

Göktaş, konseyin ailelerin hızla değişen dünyada ihtiyaç duyduğu desteği sağlayacağını vurguladı. Dijitalleşmenin çocukların dünyasını evin içinden değiştirdiğini, demografik dönüşümün aile kurma yaşını ve hane yapısını yeniden şekillendirdiğini, düzensiz göç, afetler ve iklim değişikliğinin ailelerin omzuna ağır yükler getirdiğini belirtti. “Bu sorunların hiçbiri sınır tanımıyor. Her birimizin kendi ülkesinde geliştirdiği politikalar elbette çok değerli. Ama sınır tanımayan sınamalar, tecrübelerimizi bir araya getiren ortak bir cevap gerektiriyor. Aile ve Kadın Konseyimiz, o ortak bir zemini olacak” dedi.

Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2025 yılını “Aile Yılı”, 2026‑2035 dönemini ise “Aile ve Nüfus On Yılı” olarak belirlediğini hatırlattı. Demografik meselenin tek bir ülkenin değil, Türk dünyasının ortak gündemi olduğunu vurgulayarak, “Dilde Fikirde İşte Birlik” temasıyla toplanan Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde aileyi koruyan, destekleyen, kadınların her alanda fırsatlara erişimini artıran politikaları öncelikli olarak görüyoruz. Kurulmasını arz ettiğimiz Aile ve Kadın Konsey'i, bu öncelikleri ortak projelere dönüştürmemizi ve birlikte daha hızlı ilerlememizi sağlayacak” değerlendirmesini yaptı.

Göktaş, konseyin çalışmalarını etrafında şekillendirmeyi önerdikleri hedeflerin mevcut olduğunu belirtti. “Aile yapısının korunması ve güçlendirilmesi; demografik değişimlerin ailelerimiz üzerindeki etkilerinin birlikte ele alınması. Gençlerin aile kurma ve çocuk sahibi olma kararlarını destekleyen sosyal politikalar oluşturulması. Kadınların sosyoekonomik açıdan güçlenmesi; şiddetle mücadele edilmesi” gibi konuların konseyin gündeminde yer alacağını kaydetti.