Fırtınanın şiddetiyle zor anlar yaşayan balıkçılar, dalgaları yatıştırmak amacıyla denize 15 ton zeytinyağı dökmeye başladı. İlk bakışta bir çevre felaketi gibi algılanan bu hamlenin arkasında, denizcilik tarihinin asırlık bir fizik kuralına dayanan hayat kurtarma yöntemi yatıyor.
Açık denizde karşılaşılan yıkıcı fırtınalara karşı usta denizcilerin devreye soktuğu bu yöntem, suyun yüzey gerilimi prensibiyle çalışıyor. Rüzgarın su yüzeyine tutunarak dev dalgalar oluşturmasını engelleyen zeytinyağı, suyun üzerinde ince ve kaygan bir katman meydana getiriyor. Bu tabaka sayesinde rüzgar, su yüzeyine tutunamıyor ve yıkıcı enerjisini aktaramıyor; böylece metrelerce yükselen dalgalar kısa sürede sakinleşerek pürüzsüz bir yüzeye dönüşüyor.
Denizcilik literatürüne 18. yüzyıldan itibaren giren bu yöntem, Benjamin Franklin'in bilimsel gözlemleriyle de literatürdeki yerini almıştı. Okyanus bilimcilerin ve tecrübeli kaptanların en zorlu anlarda başvurduğu bu geleneksel teknik, günümüzde hâlâ fırtınalara karşı kullanılan en etkili ve doğal savunma mekanizmalarından biri olma özelliğini koruyor.








