ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye ile Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, Katar'ın başkenti Doha'da düzenlenen Küresel Güvenlik Forumu'nda İsrail'in Türkiye ile gerçekten çatışmaya girmeyecek kadar akıllı olduğunu söyledi. Barrack, Türkiye'nin de bu tehditler karşısında geri adım atmayacak kadar akıllı olduğunu belirterek mevcut durumun siyasi bir söylemden ibaret olduğunu ifade etti. Barrack, Türkiye ile İsrail'in 2000'li yılların başında bir balayı dönemi yaşadığını, ticaret dengesinin iyi olduğunu, ilişkilerin sorunsuz ilerlediğini ve Türkiye'deki Yahudi nüfusunun herhangi bir sorun teşkil etmediğini aktardı.
Forumda ABD'nin Orta Doğu'daki rolünü de değerlendiren Barrack, Washington yönetiminin Suudi Arabistan'a lojistik destek sağladığını ancak Yemen'deki Husi güçlerine karşı ABD'nin kara birlikleriyle müdahalesinin anlamsız göründüğünü söyledi. ABD'nin Orta Doğu'daki geçmiş askeri müdahalelerinin sonuçlarını sorgulayan Barrack, bölge ülkelerinin sorunlarını çözmek için Washington'a güvenmek yerine bölgesel ittifaklar kurması gerektiğini belirtti.
ABD'nin bölgedeki rolünü yeniden tanımladığını ifade eden Barrack, Washington'un doğrudan kontrol ve müdahaleden uzaklaşarak bölge ülkelerinin kendi güvenliklerini sağlamalarına destek vermeye yöneldiğini kaydetti. Barrack, ABD'nin bölgedeki ortaklarını terk etmediğini ancak Washington'dan her çatışmayı çözmesinin beklenemeyeceğini vurguladı. Yemen konusunda Husi güçlerine karşı askeri müdahalenin etkinliğini sorgulayan Barrack, Yemen'e ABD'nin kara müdahalesinin anlamsız göründüğünü dile getirdi. Suudi Arabistan, Husi güçleri ve bölgesel arabulucuların katılacağı müzakerelerin daha iyi bir alternatif sunduğunu belirten Barrack, siyasi krizlerin çözümünde diplomatik girişimlerin ve diyaloğun önemini vurguladı.
Washington ile Tahran arasındaki gerilim devam ederken ABD'nin İran'la barışçıl bir anlaşmaya varmak istediğini belirten Barrack, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'la müzakereye açık olduğunu aktardı. Washington'un askeri gerilimi tırmandırmak yerine diplomatik çözüm aradığını söyleyen Barrack, Katar, Umman, Pakistan ve İsviçre'nin arabuluculuk çabalarına işaret etti. Barrack, Washington ile İran Devrim Muhafızları Ordusu arasındaki güven eksikliğinin önemli bir engel olmaya devam ettiğini vurguladı.
İslamabad mutabakatının değiştirilmiş bir versiyonunun yeniden müzakereler için temel oluşturabileceğini belirten Barrack, ateşkes, deniz ulaşım yollarının yeniden açılması ve İranlılar üzerindeki ekonomik baskının hafifletilmesi gibi konulara değindi. Barrack, Orta Doğu'yu 3 bin yıldır kendini arayan bir bölge olarak nitelendirerek bölgeye yüzlerce peygamber geldiğini ve hiçbirinin bu meseleyi çözemediğini söyledi. Bu sorunların birkaç yıl içinde çözülmesinin pek olası olmadığını ifade etti.
İran'ın siyasi geleceğine dışarıdan dayatılan bir rejim değişikliğiyle değil, İran halkının kendi iradesiyle karar vermesi gerektiğini vurgulayan Barrack, ABD'nin geçmişteki rejim değişikliği girişimlerinin sonuçlarını eleştirdi. ABD'nin daha geniş Orta Doğu bölgesinde 23 rejim değişikliği girişiminde yer aldığını belirten Barrack, her müdahale ve kişi ya da rejim değiştirme girişiminde bunun bir hata olduğunun görüldüğünü söyledi. ABD ile İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaşın hata olup olmadığı sorusuna Barrack, bunun bir hata olup olmadığını bilmediği yanıtını verdi.
Barrack, Trump yönetiminin 28 Şubat'ta İran'a yönelik askeri operasyonları başlatırken ilk amacının rejim değişikliği değil, Washington'ın yakın bir nükleer tehdit olarak değerlendirdiği durumu önlemek olduğunu söyledi. ABD ve İsrail'in İran'a karşı savaşının Orta Doğu'da ve ötesinde istenmeyen sonuçlara yol açtığını belirten Barrack, yönetimin savaşın devam etmesini istemediğini ifade etti ve ortaya çıkan durumu korkunç olarak nitelendirdi.
Bölgede asıl korkutan unsurun istenmeyen olayların yaşanma ihtimali olduğuna işaret eden Barrack, 24 Kasım 2015'te Türk F-16 uçaklarının Suriye sınırındaki bir ihlal gerekçesiyle düşürdüğü Su-24 tipi Rus savaş uçağını hatırlattı. Barrack, Türkiye'den 35 kilometre uzaklıktaki bir hava üssüne İsrail tarafından müdahalede bulunulduğunu, iletişimin kesintiye uğradığını ve aksaklıklar yaşandığını aktardı. Bu nedenle Türkiye'ye İsrail uçaklarının geleceğine dair bildirim yapılmadığını, ABD'ye de İsrail uçaklarının geleceğine dair bildirim yapılmadığını söyledi. Barrack, olayın daha önce Rusya kaynaklı yaşanan bir olaya benzer bir duruma dönüşebileceğini belirterek Türkiye'nin çok hızlı şekilde savaş uçaklarını havalandırabileceğini ve bir anda bambaşka bir krizin içinde bulunulabileceğini ifade etti.








