Almanya'da Çalışma Bakanı Bärbel Bas'ın istifası, koalisyon ortakları CDU/CSU ile SPD arasındaki krizi derinleştirdi. Bu istifa Merz hükümeti için ne anlama geliyor?

Almanya'da muhafazakâr Hristiyan Birlik partileri (CDU/CSU) ile Sosyal Demokrat Parti (SPD) arasındaki koalisyon hükümeti üzerindeki baskı artıyor. Son anketler, hükümeti oluşturan partilere ve özellikle de Başbakan Friedrich Merz'e halkın desteğinin gerilediğini ortaya koyuyor.

Çalışma ve Sosyal İşler Bakanı Bärbel Bas'ın Pazartesi sabahı istifa ettiğini açıklaması ise koalisyon ortakları arasındaki gerilimi yeniden gündeme taşıdı. Çalışma Bakanlığı görevinin yanı sıra SPD Eş Genel Başkanlığından da istifa eden Bas, partisine gönderdiği açıklamada, “Üvey kızımı kaybettikten sonra yasımı atlatmak için zamana ihtiyacım olduğunu fark ettim” dedi.

“Kendisine yönelik açık saldırıları” istifasının nedenleri arasında gösteren Bas, söz konusu saldırıların “ne yazık ki” kısmen koalisyon ortağı CDU/CSU sıralarından geldiğini ifade etti.

Gerçekten de Bas üzerindeki baskı, son dönemde belirgin biçimde artmıştı. Koalisyon hükümeti, Çalışma Bakanlığından gelecek yasa tasarılarını bekliyordu. Oluşturulan bir komisyon, yaz tatilinden önce, Almanya'da yasal emeklilik sisteminin reformuna ilişkin kapsamlı öneriler sunmuştu. Koalisyon ortaklarının istediği, bu önerilerin bir an önce yasa hâline getirilmesiydi. Ancak bugüne kadar hazırlanmış somut bir taslak metin ortaya konmuş değil.

Bu durum Hristiyan Birlik cephesinde hoşnutsuzluk yarattı. CDU/CSU meclis grubu bünyesindeki Orta Ölçekli İşletmeler Komitesi Başkanı Christian von Stetten, Eylül ortasında, “Bakan artık savunulamaz durumda. Aylardır ülkemizin acilen ihtiyaç duyduğu reformları engelliyor” diyerek sert çıktı ve Bas'ın istifasını istedi.

Ekim başında CDU'lu Ekonomi Bakanı Katherina Reiche'den de Bas'a eleştiri geldi. Emeklilik reformunun yıl sonuna kadar karara bağlanmasını isteyen Reiche, Bas'ın yasa taslağını “hızla” sunması gerektiğini söyledi. Ancak Reiche'nin bu açıklamayı yaptığı günlerde Bas'ın ailevi açıdan ne kadar zor bir durumda olduğunu bildiği tahmin ediliyor. Zira Bas'ın üvey kızı Eylül ayı sonunda hayatını kaybetmişti.

Bas'ın istifasının ardından şimdilik tek başına SPD genel başkanlığını sürdürecek olan Eş Genel Başkan Lars Klingbeil, Bas'ın istifasına sert ve duygusal bir tepki gösterdi. Klingbeil, SPD yönetiminin toplantısının ardından sabah saatlerinde yaptığı açıklamada, Bas'a yönelik siyasi saldırıların “uygunsuz” sordu. Klingbeil, “Bu, siyasi tartışma ortamını zehirliyor. Siyasi kültürümüz adına herkesin bir kez daha kendi içine bakmasını ve son haftalarda neler yaşandığını düşünmesini istiyorum… Siyasette iyi insanları karşılıklı olarak yok etmemeliyiz” ifadelerini kullandı.

Bu karşılıklı suçlamalar, koalisyonun zaten derin bir krizin içinde olduğu bir dönemde geldi. Yaşanan sorunlara şimdi bir de SPD'nin zirvesindeki boşluk eklenmiş oldu. Klingbeil, SPD'nin yeni liderlik kadrosunu belirleyecek parti kurultayının Aralık ya da Ocak ayında yapılmasının planlandığını söyledi. Klingbeil'in yeniden aday olup olmayacağı belli değil. Klingbeil, parti başkanlığına seçildiği son kongrede de oldukça kötü bir sonuç almıştı.

Bas'ın yerine Çalışma ve Sosyal İşler Bakanı olarak Alexander Schweitzer atandı. Schweitzer, 2026 ilkbaharına kadar Rheinland-Pfalz eyaletinin başbakanlığını yapan ve daha önce de aynı eyaletin Çalışma ve Sosyal İşler Bakanlığı görevini yürütmüştü.

Şimdi koalisyon ortağı Hristiyan Birlik partileri, Schweitzer'den hızlı bir biçimde işe koyulmasını bekliyor. CDU Genel Sekreteri Wolfgang Steiger, bu değişikliğin “reform ve sosyal politika konusunda son dönemde kilitlenen tartışmalara yeni bir hareket kazandırma fırsatı” sunduğunu söyledi.

Başbakan Merz de, “Schweitzer ve sahip olduğu hükümet tecrübesiyle federal hükümette iyi bir iş birliğinin mümkün olacağına” inandığını söyledi. Merz, bununla birlikte Schweitzer'in “çok büyük bir sorumluluk” üstlendiği değerlendirmesinde de bulundu. Merz, bekleyen yasa tasarılarının “şimdi çabucak kabinede kabul edilip parlamenter sürece sunulabileceğini” umduğunu belirtti.

Aynı zamanda, Bas'a yeterince anlayış gösterilmediği yönündeki suçlamaya karşı çıkan Merz, “Onunla her zaman yalnızca konular üzerinden tartıştım, asla kişisel düzeyde değil” dedi. Merz'in, Bas'a yasını yaşaması için gereken zamanı açıkça tavsiye ettiğini de ekledi.

Dolayısıyla bir yanda SPD giderek zehirlenen bir siyasi iklimden söz ederken, diğer yanda ise CDU/CSU bekleyen reformlara yönelik eleştirinin meşru olduğunu savunuyor. Koalisyon ortakları arasındaki güvensizlik giderek büyüyor, gerginlik artıyor.

CDU ve SPD, düşük anket sonuçları, hayal kırıklığı yaratan seçim sonuçları ve temel reform projelerine ilişkin tartışmalarla boğuşuyor.