Baskılı tişörtlere duyduğum tutkunun kökeni, Camille Rowe'un British Vogue için hazırladığı dolap turu videosuna dayanıyor. 2016 yılında internette yayınlanan bu video, stili henüz şekillenme aşamasında olan bir genç olarak benim üzerimde derin bir etki bırakmıştı. Belki abartılı gelebilir ancak bu video bana vintage Levi's pantolonların vazgeçilmezliği, şık bir ceketin basit bir kombini nasıl yükselttiği ve baskılı tişörtlerin tarzı nasıl ön plana çıkardığı gibi stilin temel kurallarını öğretti.
Rowe'un koleksiyonundan ilham alarak kendi stilimi oluşturmaya başladım. Klasik rock müziğe olan ilgimin ilk yıllarında, hafta sonlarımı Montreal'deki vintage dükkanlarını gezerek geçirdim. Bugün kişisel stilimin bir parçası haline gelen bu parçaları genellikle jeanler ve babetlerle tamamlıyorum. Ayrıca hayvan desenli veya dokulu kıyafetlerle oluşturduğum kontrastları da oldukça seviyorum.
Benim için en iyi tasarımlar, kişisel anlam taşıyan veya eğlenceli olanlardır. Vintage tişörtlerin arasında araştırma yaparken, sanki sadece sizin için üretilmiş gibi hissettiren o özel parçayı bulmanın verdiği haz bambaşka. Bugün hem podyumlarda hem de günlük hayatta vintage esintili baskılı tişörtlerin popülaritesi hızla artıyor. New Yorklu tasarımcı Emily Dawn Long'un, “Take Off Your Clothes” veya “Spoiled Boys” gibi zekice ifadeler içeren ve hızla tükenen tasarımları, moda dünyasında özel bir statü kazandı.
Bu rahat ve özgün tarz, ünlülerin de tercihi olmaya devam ediyor. Oyuncu Daisy Edgar-Jones, Sense & Sensibility basın turunda vintage Chloé tişörtleriyle görüntülenirken, tarzıyla ilham veren Zoë Kravitz de sık sık benzer parçalarla objektiflere yansıyor. Günümüzde alışverişin çoğunu eBay veya Depop gibi platformlardan yapıyorum. Özellikle Denim Dungarees gibi 1990'lı yıllarda kurulan Japon markalarının askeri esintili tişörtleri, son dönemdeki favorilerim arasında yer alıyor. Vintage parçaların yeri ayrı olsa da Re/Done ve Mother gibi markalar, günümüzde de oldukça başarılı ve esprili seçenekler sunmaya devam ediyor.




