Yeniden Refah Partisi Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Fatih Bayramoğlu, fon krizi ve eylül ayı enflasyon verilerine ilişkin bir açıklama yaptı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in, yıllık enflasyonun 57 ay sonra yüzde 30'un altına gerilediği yönündeki açıklamasına tepki gösteren Bayramoğlu, bu sözlerin pazarda, markette ve kirasını ödemeye çalışan vatandaşın cebinde hiçbir karşılığı bulunmadığını belirtti.
İktidarın matematiksel oyunlarla bir başarı algısı oluşturmaya çalıştığını savunan Bayramoğlu, bu durumun bir istatistiksel illüzyon olduğunu ileri sürdü. Enflasyonun düşmesinin fiyatların düşmesi anlamına gelmediğini vurgulayan Bayramoğlu, yalnızca zam yağmurunun şiddetinin bir miktar azaldığını kaydetti.
180 km/s hızla duvara doğru giden bir aracın hızının 120 km/s'ye düşürülmesinin bir müjde olamayacağını, çünkü aracın hâlâ duvara doğru gitmekte olduğunu ifade eden Bayramoğlu, temel gıda, barınma ve ulaşım maliyetlerinin geçtiğimiz yıla göre hâlâ yüzde 30 oranında arttığına dikkat çekti. Son üç yıldaki devasa fiyat artışlarının etiketlere kalıcı olarak yerleştiğini ve piyasada yüksek bir fiyat platosu oluştuğunu dile getirdi.
Kira ve gıda enflasyonundaki gerilemelere rağmen asgari ücretli, memur ve emeklinin maaşlarının bu kalıcı pahalılık karşısında tamamen eridiğini belirten Bayramoğlu, bütçesinin yüzde 85'ini yalnızca gıda, kira, ulaşım ve enerjiye ayırmak zorunda kalan dar gelirlinin hissedilen enflasyonu ile manşet enflasyon sepetinin uyuşmadığına dikkat çekti.
Uygulanan ekonomik programı, bedeli tamamen dar gelirlinin sırtına yüklenen bir acı reçete olarak tanımlayan Bayramoğlu, rantı, sıcak parayı ve faizi önceleyen bu sistemle kalıcı refah sağlanmasının mümkün olmadığını savundu. Bayramoğlu, AK Parti ekonomi yönetiminin fakirin değil, zenginlerin ve holdinglerin yönetimi hâline geldiğini öne sürdü.
Bayramoğlu, Bakan Şimşek'e ve ekonomi yönetimine şu soruları yöneltti: Baz etkisiyle matematiksel olarak düşen enflasyon oranları, vatandaşın market arabasındaki yangını ne zaman söndürecektir? Etiketlerdeki fiyatların reel olarak gerilemesi için üretim ve arz yönlü hangi somut adımları atmayı planlıyorsunuz? Son 3-4 yılda vatandaşın cebinden alınan ve kalıcı olarak yok olan alım gücünü yerine koymak için, hedeflenen değil hissedilen enflasyon oranında bir maaş düzenlemesi yapacak mısınız? Yoksa çalışanları düşük oranlara mahkûm etmeye devam mı edeceksiniz?
On iki aylık enflasyon ortalamasının yüzde 31,49'a ulaştığı bir ortamda, maaşı yerinde sayan çalışanların ve emeklilerin bu kira yükünün altından nasıl kalkmasını beklediklerini soran Bayramoğlu, 24 çeyrektir kesintisiz büyüyen bir ekonominin başında olduklarını hatırlatarak bu büyümenin asıl kahramanı olan vatandaşlara büyümeden refah payı verme planı bulunup bulunmadığını sordu. Bayramoğlu, açıklanan son iki Orta Vadeli Program arasındaki enflasyon güncellemelerinin vatandaş, işveren ve üreticiler üzerinde oluşturduğu olumsuz etkilerin hangi yöntem, araç ve uygulamalarla telafi edileceğini de sordu.
Kamunun ve özel sektörün ödemek zorunda kaldığı devasa faiz maliyetlerinin ürün maliyetlerine binerek vatandaşa yansımasının nasıl engelleneceğini soran Bayramoğlu, bütçeden faize ayrılan devasa paylar üretime kaydırılmadan enflasyonun kalıcı olarak tek haneye indirilmesinin nasıl mümkün olacağını dile getirdi. Bayramoğlu, kural bazlı düzenlemeler denilerek dolaylı vergilere yüklenilmeye devam edilip edilmeyeceğini, kurumlar vergisinde ve imtiyazlı holdinglere sağlanan vergi muafiyetlerinde acı reçetenin vatandaşa kesilmesine ne zaman son verileceğini sordu.
AK Parti olarak 2023'te yerli üretim TOGG'lar ile başladıkları siyasi yolculuğa bugün Alman makam araçları ile devam edildiğini belirten Bayramoğlu, bina, araç, uçak ve helikopter kiralamalarının bütçedeki payının arttığını, temsil, tören, ağırlama ve karşılama giderlerinin bütçe içerisindeki payının rekorlar kırdığını ifade ederek kamuda tasarrufun samimi olarak başlatılıp başlatılmayacağını sordu.
Bayramoğlu son olarak, göz göre göre gelen Yüzyılın Fon Dolandırıcılığı olayında suçlulardan hesap sormak ve SPK madde 106'yı uygulamak yerine TCMB, Emlak Katılım A.Ş., Varlık Fonu, TMSF ve dolaylı-dolaysız vergiler gibi uygulamalarla 86 milyon vatandaşa fatura çıkarılması gibi bir niyet bulunup bulunmadığını, bu yönde bir adım atılıp atılmadığını ve bu durumda vatandaşın alım gücündeki erime ile maruz kalacağı artı enflasyonun hesaplamasının yapılıp yapılmadığını sordu.
Yıllık bazda baz etkisiyle düşen enflasyon oranlarıyla övünülürken tüketici fiyatlarının bir ayda yüzde 1,84, üretici fiyatlarının ise yüzde 2,07 arttığına dikkat çeken Bayramoğlu, değerlendirmelerini bu veriler üzerinden sürdürdü.


