BM temsilcisi Laurence, Batı Şeria'daki El Halil kentinde İsrail güçlerinin kuşatması ve saldırıları sonucunda yaşanan zorla yerinden edilme, binaların yıkılması ve hareket özgürlüğüne getirilen sıkı kısıtlamalar hakkında ciddi endişe duyduğunu belirtti.
Laurence, “Sadece zorla yerinden edilme değil, aynı zamanda çok sayıda binanın, evin, ticari mülkün yıkıldığını da anlıyoruz. Şehirde hareket özgürlüğüne çok sıkı kısıtlamalar getirildi. Gördüğümüz şey, birçok insanın evlerine hapsedilmesi. (İsrail'in kuşatması) Bu operasyon sırasında esasen kendi evlerinde tutsak oldular.” ifadelerini kullandı.
İsrailli yetkililerin ilettiği mesajın, El Halil'deki hareket özgürlüğüne ilişkin alınan önlemlerin oldukça sıkı olduğunu gösterdiğini belirten Laurence, “Bu açıkça toplu cezalandırma anlamına gelebilir. Bu eylemlerle ilgili olarak etnik temizlik konusunda da endişelerimizi dile getirdik.” dedi.
Laurence, El Halil'de yaşananların “endişe verici” olduğunu vurgulayarak, İsrailli yetkililerden duydukları mesajlardan bu baskının yakın zamanda sona ermesinin görünmediğini aktardı.
“El Halil'de bu zorla yerinden edilme ve baskıya derhal son verilmesini talep ediyoruz. Gece boyunca insansız hava araçlarının şehirde uçtuğunu duyduk. Bugün de hala şehirde uçuyorlar, sokaklarda abluka devam ediyor. Temelde İsrail askerleri şehrin büyük bir bölümünü kapatmış durumda. Sokakların büyük ölçüde ıssız olduğunu görebilirsiniz.” ifadelerini kullandı.
Toplu cezalandırmanın uluslararası hukukun ciddi bir ihlali olduğunun ve uluslararası insancıl hukuk kapsamında savaş suçu teşkil edebileceğinin altını çizen Laurence, İsrail'in El Halil'de gerçekleştirdiklerinin başlı başına etnik temizliğe eşdeğer olabileceğini yineledi.
“Geçen yıl Batı Şeria'daki mülteci kamplarına ilişkin çok büyük ölçekli benzer bir operasyon olduğunu hatırlayacaksınız. On binlerce insan zorla yerinden edildi, kesinlikle bunun tekrarını görmek istemiyoruz. İşte bu yüzden bu (İsrail kuşatması) operasyonun sona ermesi gerektiğini yüksek sesle ve net bir şekilde dile getiriyoruz. BM'nin en yüksek mahkemesi olan Uluslararası Adalet Divanı (UAD), Batı Şeria'daki işgal konusunda çok net bir duruş sergiledi; bu işgal derhal sona ermeli ve insanların evlerine dönmelerine izin verilmeli.” dedi.
El Halil'deki gelişmeler, Ekim 2023'te Gazze Şeridi'ne yönelik saldırıların başlamasından bu yana işgal altındaki Batı Şeria'da artan askeri baskınlar, Filistinlilerin öldürülmesi ve gözaltına alınması, konut ve iş yerlerinin yıkılması, tarım arazilerinin tahrip edilmesi ve zorla yerinden etme uygulamalarıyla birlikte yaşanıyor.








