27 yaşındaki fizyoterapist Cansel Tığlı Istık, Zonguldak'ın Çaycuma ilçesinde büyüdü. 4 yaşında iki kez göz operasyonu geçiren genç, kısa süre sonra babasının kanserle mücadele ettiğini öğrendi. Annesi ve annesinin annesi, babasının Ankara'daki tedavi sürecinde ona eşlik ederken, Cansel ve ablası evde kaldı.

Çocukluk yıllarında annelik yapan ablası ve bakıcı olan anneannesi, Cansel'in hayatında önemli bir rol oynadı. 6 yaşında bir arkadaşının “Baban ölecekmiş” sözleri, Cansel'in hafızasında iz bıraktı. Bu olay, gençliğinin zorlu ama aynı zamanda eğlenceli bir dönemini şekillendirdi.

Köy okulunda öğretmeni Selahattin, Cansel'e sadece eğitim vermekle kalmadı, aynı zamanda okulluk ihtiyaçlarını da karşılayarak ona “baba” gibi destek oldu. 5. sınıfta bursluluk sınavını kazandığında öğretmeni, Cansel'in başarısını büyük bir sevinçle karşıladı.

23 Nisan tiyatro oyunları, Cansel'in karakterini ve tiyatroculuk tutkusunu geliştirdi. Şu anda amatör tiyatrocu olarak videolarda alaycı ve tiyatrovari bir dil kullanıyor.

Liseye hazırlık sınavı sırasında dedesinin felç geçirdiğini öğrendi. “Yürüyemez” diyenler, fizik tedavi sürecinde dedemle birlikte evde destek cihazlarıyla yürümeye başladı. Dede, yaklaşık dört yıl bu şekilde yaşadı ve ardından vefat etti.

Bu deneyim, Cansel'i fizyoterapist olma yoluna yönlendirdi. Dedem ilk bağımsız adımlarını attığında, “Fizyoterapist olacağım” diyerek kararı netleştirdi. O dönemde doktor olma beklentileriyle karşı karşıya kalmasına rağmen, fizyoterapist olarak dedesine ve benzerlerine yardımcı olmayı seçti.

Göz operasyonu ve babasının kanser sürecinde birçok sağlık personeliyle tanıştı. Bazıları çok güler yüzlüydü, bazıları ise olumsuz bir izlenim bıraktı. Bu deneyimler, Cansel'e hastalarına her zaman güler yüzlü yaklaşma ilkesini kazandırdı.

Rüyasında dedesini gördüğünde, “Bana teşekkür etti” diyerek bir rüya deneyimini paylaştı. Bitirme sınavında teorik bölümde beklediğinden düşük bir not almasına rağmen, pratik sınavda 100 tam puan alarak mezuniyet gününde büyük bir sevinç yaşadı. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi fizyoterapi bölümünden mezun oldu.

Mezuniyetinin ardından iki ay içinde özel bir klinikte çalışmaya başladı. İlk başlarda günde bir hasta, ardından haftada iki hasta gördü. Daha sonra özel bir hastanede fizyoterapist olarak çalışmaya devam etti. Öğlen saat 2'ye kadar özel hastanedeyken, akşam saat 7'ye kadar da özel klinikte hizmet verdi.