Diablo serisinin otuz yıllık tarihinde unutulmaz pek çok an var. İlk oyunda Tristram'ın altındaki karanlık zindanlara indiğimiz zamanlar, Diablo II'de Mephisto'nun peşinden koştuğumuz saatler, Baal ile karşı karşıya geldiğimiz o büyük mücadele... Bunların hepsi bugün oyun dünyasının en önemli aksiyon rol yapma serilerinden birinin geçmişini oluşturuyor.

Elbette Diablo yalnızca eski düşmanları kesmekten ibaret değildi. Daha güçlü bir silah bulmak için aynı bölgeye defalarca dönmek, karakterimizin yeteneklerini geliştirmek ve sonunda biraz daha zor bir mücadeleye hazırlanmak, serinin yıllardır değişmeyen temel alışkanlıkları arasında yer alıyor.

Diablo IV'ün yeni sezonu Season of Hell's Legacy ile serinin geçmişi yeniden açılıyor

Diablo IV ise 2023'te piyasaya çıktığından beri bu formülü sürekli geliştirmeye çalışıyor. Yeni sezonlar, genişleme paketleri, değişen eşya sistemleri ve endgame düzenlemeleriyle başlangıçtaki oyundan oldukça farklı bir noktaya geldi. Ancak bütün bu değişiklikler, oyuncuların her yeni sezonda aynı soruyu sormasını engellemedi.

15 Eylül 2026'da başlayan Season of Hell's Legacy, bu soruya alışılmışın dışında bir cevap veriyor. Blizzard, serinin 30. yıl dönümünü kutlamak için Diablo'nun geçmişini yalnızca hatırlatmakla yetinmemiş; eski oyunların önemli mekanlarını, düşmanlarını ve eşyalarını Diablo IV'ün güncel sistemlerinin içerisine yerleştirmiş. Ortaya serinin geçmişiyle bugünü arasında bağlantı kurmaya çalışan oldukça kapsamlı bir sezon çıkmış durumda.

Diablo IV'ün yeni sezonu Season of Hell's Legacy ile serinin geçmişi yeniden açılıyor

Diablo serisinin unutulmaz karakterlerinden biri hiç şüphesiz Deckard Cain. Seriyi uzun zamandır takip eden oyuncular için Cain'in sesi, Sanctuary'nin tehlikeli dünyasında verilen kısa bir molanın bile simgesi sayılabilir. Season of Hell's Legacy, eski dostumuzu yeniden karşımıza çıkarırken hikayesini de derinleştiriyor.

Diablo IV'ün yeni sezonu Season of Hell's Legacy ile serinin geçmişi yeniden açılıyor

Cain'in dönüşü sıradan bir karakter buluşmasından ibaret kalmıyor. Sezonun hikayesi, Pandemonium'da yaşanan gelişmelerin ardından ortaya çıkan üç karanlık gezgin üzerine kurulmuş. Her biri geçmişte Büyük Kötülerden birinin etkisi altına girmiş bu karakterler, artık kendi korkunç anılarının içerisinde sıkışmış durumda. Deckard Cain'in ruhu ise oyuncuları bu anıların peşinden götürüyor.

Böylece Diablo, Baal ve Mephisto'nun izini sürerken serinin geçmişindeki önemli olayları yeniden ziyaret ediyoruz. Tristram Katedrali, Arreat Zirvesi ve Durance of Hate gibi tanıdık mekanlar, Diablo IV'ün dünyasında yeniden oluşturulmuş. Bu yaklaşımın en güzel tarafı, eski karakterlerin yalnızca hayranları sevindirmek amacıyla oyuna eklenmemiş olması ve sezonun temel hikayesinin doğrudan onların geçmişi üzerine kurulmasıdır.