İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, 4 gün 21 saat süren savunmasını dün tamamladı. “Bu salonda suçlu yok. Bu salonda siyaset var, sandık var, milletin iradesi var” diyerek savunmasını yaptı.
İmamoğlu, “Bu salonda nasıl bir karar çıkacağını hep birlikte izleyeceğiz. Endişem şudur ki bazı kararlar bu salon kurulmadan önce mi yazıldı? Yoksa süreç içerisinde mi yazılacak? Bunu heyet olarak siz ispat edeceksiniz.” ifadelerini kullandı.
“Onlar sanıyorlar ki biz sussak mesele kalmayacak. Halbuki biz sussak tarih susmayacak. Tarih sussa hakikat susmayacak.” diyerek, “Yargı bir baskı aracına dönüştürüldü, milletin iradesine yönelik müdahaleler geçmişte olduğu gibi yine aşılacak. Cumhuriyetin mirasına ve milletin hakkına sahip çıkmaktan vazgeçmeyeceğiz. Korkmuyoruz, vazgeçmiyoruz. Alnımız ak, başımız dik, bir milim geri adım atmıyoruz, atmayacağız.” şeklinde konuştu.
İmamoğlu, “Bu görülen dava, şahsımı siyaset sahnesinden silmeye çalışmanın çok ötesindedir. Artık sizin devriniz bitmiştir, zafer yakındır.” diyerek, “Türkiye'de son sözü hiçbir iktidar, makam, kişi ya da mahkeme söyleyemez. Son sözü her zaman olduğu gibi daima millet söyledi, yine millet söyleyecek.” ifadelerini ekledi.

“Adalet kazanacak. Demokrasi kazanacak. Cumhuriyet kazanacak. Bu aziz millet kazanacak. Ben kendimi hiç kimseye değil aziz milletime emanet ediyorum.” diyerek, “Eğer zalim ısrarla zulme devam ediyorsa bilin ki sonu yakındır. Eğer mazlum da ısrarla direniyorsa bilin ki zafer yakındır.” sözlerini söyledi.
İmamoğlu, yargılama sürecini “pusu”, “zulüm” ve “güdümlü yargı” sözleriyle eleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'a “hemşehrisi” olarak seslendi ve “Bu kalleş düzen, bu kurulu pusu düzeni, pusu sisteminden kendini de koru. Bir hemşehri olarak, Sayın Cumhurbaşkanı, seni uyarıyorum.” dedi.
İmamoğlu, savunmasında İBB davasında TRT ekranlarında yayımlanan görüntüleri hatırlatarak, gizli kasalar, kasa evleri ve yurt dışındaki hesaplar üzerinden oluşturulan algıyı eleştirdi. “Bunu yazanlar ve yazdıranlar gizli kasa nedir çok iyi biliyorlar” diyerek, “Muhtemelen bunu yazanların ve yazdıranların yurt dışında İsviçre'de, Lüksemburg'da, orada burada hesapları var. Benim yok. Arkadaşlarımın yok. Ne gizli kasalar var ne para kuleleri var. Millete yapılan zulüm var, bu milletin cebinden çalınan paralar var.” ifadelerini kullandı.
İmamoğlu, İBB davasında kamuoyuna yansıtılan para ve değerli eşya görüntülerinin suçlama anlatısının merkezine yerleştirildiğini savundu. “7 milyon dolar, bilmem ne kadar Euro, sayısız saat, sayısız mücevherler” sözleriyle, kayyum yönetimindeki Esenyurt Belediyesi'ndeki operasyonda ele geçirilenlere işaret etti.
İmamoğlu, savunmasında AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'a seslenerek, yerel yönetimler, kayyum ve siyasi rakiplerin tutuklanmasına ilişkin yapılanları eleştirdi. Güçlü devletin güçlü yerel yönetimlerle tamamlanması gerektiğini belirten İmamoğlu, yerel yönetimleri ortadan kaldırarak güçlü bir devlet kurulamayacağını söyledi.

“Her şeyi ben bilirimle, her şeyi Ankara'ya toplayayım da saray içine tıkıştırayım'la güçlü devlet olamazsın. Kayyumlarla güçlü devlet olamazsın. Rakiplerini hapse tıkarak güçlü devlet olamazsın.” diyerek, “Hapse tıktığın rakiplerin Edirne'de, Silivri'de yatıyorsa, sen meşru olamazsın. Meşruiyetini kaybettin. Senin bu şekilde girdiğin seçim de meşru olmaz.” dedi.
İmamoğlu, savunmasında İSTTELKOM Genel Müdürü Melih Geçek'in tutuklu olduğu davadan bir kez daha tutuklanmasını eleştirdi. Geçek'e yedek tutuklama yapıldığını belirten İmamoğlu, “Omurgaları darmadağın olmuş bana daire başkanlığı yapmış bir müptezelin ifadesi üzerine bu arkadaşımın dün sabah ifadesini alıyorsun, akşama tutuklama veriyorsun. Bulunduğunuz kürsüde ahtapotun kolları var. Görüyorsunuz ya da görmüyorsunuz. Sandalyeniz etrafında, bilgisayarınız içerisinde ahtapotun kolları var” dedi.
İBB davasının Silivri'de görülen duruşmalarını tutuklu yakınlarının yanı sıra yurttaşlar da ilgiyle takip etti. Apo dayı, Sevim teyze ve Ali amca duruşmaları takip edenler yurttaşlardan sadece üçü. Gazeteci Fatoş Erdoğan'ın fotoğraflarını paylaştığı Apo dayı, Sevim teyze ve Ali amca ilerlemiş yaşlarına rağmen yağmura, soğuğa aldırmadan neredeyse her duruşmayı takip etti.
İBB davasının dünkü duruşmasında, mahkeme başkanı tutukluluk incelemesiyle ilgili kararını açıkladı. Savcının mütalaasında tahliyesini talep ettiği itirafçı sanık Ümit Polat ve Nilgün Cendek'in yanı sıra, Adem Başer, Tolga Kılıç, Fatih Temur, Aytekin Karaarslan ve Melih Geçek'in tahliyesine karar verildi. Geçek başka dosyadan tutuklandığı için hapisten çıkamayacak. Ayrıca, tüm ev hapsi kararları da kaldırıldı. Bir sonraki…









