Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, TDT Aile ve Kadın Konseyi 1. Yüksek Onur Kurulu Toplantısı'nda yaptığı açıklamada, konseyin kalıcı bir işbirliği zemini olmasını hedeflediklerini belirtti.
Emine Erdoğan'ın ev sahipliğinde Çankaya Köşkü'nde, Dayanışmadan Kurumsal İş Birliğine: Türk Dünyasında Aile ve Kadın başlıklı Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aile ve Kadın Konseyi 1. Yüksek Onur Kurulu Toplantısı gerçekleştirildi.

Türk dünyasında aile ve kadın alanındaki ortak iradenin kalıcı bir işbirliğine dönüştürülmesi hedefiyle düzenlenen toplantıya, TDT 13. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi için Ankara'ya gelen liderlerin eşleri, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile ülkelerin üst düzey temsilcileri katıldı.
Emine Erdoğan, toplantıya katılmak üzere Çankaya Köşkü'ne gelen Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev'in eşi Ziroat Mirziyoyev'a, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov'un eşi Aygül Caparov'a ve KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın eşi Nilden Bektaş Erhürman'ı samimiyetle karşıladı. Lider eşleri, aile fotoğrafı çekiminin ardından toplantının yapılacağı salona geçti.

Emine Erdoğan, toplantıdaki konuşmasında, TDT'nin 13. Zirvesi vesilesiyle lider eşleriyle Ankara'da bir arada olmaktan duyduğu mutluluğu ifade etti. Türk dünyasının ortak tarih, kültür, kimlik ve medeniyet değerleriyle çok büyük bir aile olduğunu belirten Erdoğan, misafirlerini değil kardeşlerini ağırladığını söyledi ve her birine katılımları için teşekkürlerini iletti.
Erdoğan, bugüne kadar Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında ekonomiden enerjiye, kültürden teknolojiye kadar birçok alanda önemli işbirlikleri gerçekleştirdiklerini anımsatarak, Türk Dünyası 2040 Vizyonu ile ortak geleceği birlikte şekillendirme iradesini ortaya koyduklarını ve şimdi bu vizyona yeni bir boyut kazandırmak niyetinde olduklarını dile getirdi.
Küreselleşmeyle birlikte toplumların otantik dokularını kaybetmeye başladığına dikkati çeken Erdoğan, aileye yüklenen anlamdan toplumsal ilişkilerin dinamiklerine kadar bizi biz yapan tüm değerlerin her toplumun kendi medeniyet ufkunda şekillendiğini vurguladı.

Emine Erdoğan, küreselleşmeyle bazı toplumların anlayışlarının ve yaşam tarzlarının sanki bütün insanlık için geçerli ölçütlermiş gibi sunulduğunu belirterek, idealize edilmiş tek kadın tipinin kadının gücünü ve özgürlüğünü belirler hale geldiğini ifade etti. Güçlü kadının tek yaşam tarzına indirgenemeyecek kadar geniş bir kavram olduğunu belirten Erdoğan, kadınların ithal kalıplara hapsolmadığı, kendi değerleri ve iradeleriyle var olabildikleri bir toplum düzeni arzuladıklarını kaydetti.
Büyük toplumların kendi hikayelerini kendi rol modelleriyle yazdıklarını ifade eden Erdoğan, bu bakımdan Türk dünyasının tarihi tecrübesinin son derece zengin olduğunu dile getirdi.










