44 yaşındaki Fatoş Seğmen, geçtiğimiz günlerde kızı Alya Erdoğan'ın hayatını kaybettiğini duyurmuştu. Kızına “Sen bana annelik duygusunun hayatımdaki en güzel duygu olduğunu öğrettin” sözleriyle veda eden Seğmen, yaşadığı büyük acının ardından ilk kez açıklamalarda bulundu.

Seğmen, kızının 8 aylıktan itibaren kronik bir hastalıkla mücadele ettiğini ve Alya'nın daha önce iki kez entübe edildiğini belirtti. “Evlat acısı hiçbir acıya benzemez. Kızım minik bedeniyle çok büyük acılara karşı savaş verdi. 24 saat yanındaydım” diyerek, 21 Şubat'ta hastaneye girdiklerini ve 25 Mayıs'ta tedavinin ardından hastaneden çıktıklarını anlattı.

Rutin kontrol sırasında Alya'nın virüs kaptığının anlaşıldığını ve sağlık durumunun ağırlaştığını ifade eden Seğmen, “Sol akciğeri tamamen kapandı. Ventilatör desteğiyle yaşatılıyordu. Hiçbir özel hastane Alya'yı almadı. İzmir Şehir Hastanesi'nde tedavi gördü” dedi. Yoğun bakımda yaşadığı son anları anlattığında, “O iğneleri olmaktan, aynı süreçleri tekrar tekrar yaşamaktan çok yoruldum. Gözümün içine öyle bir baktı ki, o yorgunluğu gördüm” sözlerine yer verdi.
Seğmen, kızının kalbinin durduğu haberini aldığında, “Evladımın kalbi durmuş. Buraya kadar. Alya yaşamak istemedi. Ondan o bencilliği de isteyemezdim. Bazen ne kadar savaşırsan savaş sonucu değiştiremiyorsun” diyerek, acısının yeni olduğunu ve ağlama krizleri yaşadığını belirtti.

“Alya ağlamamı hiç istemezdi, gözyaşlarımı kendisi silerdi. Bu nedenle yaşamaktan vazgeçmeyeceğim” diyerek, kızı için ölümsüz bir izlenim bıraktığını ve bir gün kavuşacaklarını umduğunu ifade etti. Seğmen, annelik duygusunun kendisine büyük bir mutluluk verdiğini ve bu duyguyu yaşatmaya devam edeceğini söyledi.







