Tarihlerden yeni tarihler, ülkelerden yeni ülkeler ve kentlerden yeni kentler üreten bir ravi-yi ahbar olarak tanımlanan İhsan Oktay Anar, 1960 yılında Yozgat'ta dünyaya geldi. İlk ve ortaöğrenimini İzmir'de tamamlayan yazar, Ege Üniversitesi Felsefe Bölümü'nde lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimini bitirdi. 2011 yılında emekli olana kadar aynı üniversitede öğretim üyesi olarak görev yapan Anar, Edebiyatçılar Derneği ve PEN Yazarlar Derneği üyesidir.
Yazarlık kariyerine 1985 yılında Morköpük dergisinde yayımlanan Kâfirler İçin Apologya adlı öyküsüyle başlayan Anar, ilk romanı Puslu Kıtalar Atlası ile edebiyat dünyasında büyük ses getirdi. Hulki Aktunç'un önsözüyle okurla buluşan bu eser, yazarın tarihsel roman geleneğine getirdiği yeni yorumun da habercisi oldu. Puslu Kıtalar Atlası'nın yanı sıra Kitab-ül Hiyel, Efrâsiyâb'ın Hikâyeleri, Âmât ve Suskunlar gibi eserleriyle kendine has bir üslup oluşturan yazar, 2009 Erdal Öz Edebiyat Ödülü'nün sahibi oldu.
Felsefe geçmişini romanlarının temel taşı yapan İhsan Oktay Anar, metinlerinde felsefe, tarih ve polisiye unsurlarını üst kurmaca bir anlayışla birleştirerek Türk edebiyatında felsefi roman türünün gelişimine önemli katkılarda bulundu. Efrâsiyâb'ın Hikâyeleri adlı yapıtı İngiltere'de 476 Oyuncuları tarafından sahnelenen yazar, eserlerinde insan doğası, iyi ile kötünün mücadelesi ve akıl ile tutku arasındaki çatışmaları işledi.
Yaşamı boyunca edebiyatın ve akademik dünyanın içerisinde yer alan Anar, yazarlık serüvenini ve geçmişini anlatırken ilginç anektodlar da paylaşmıştır. Bir dönem mahremiyet endişesiyle Viyana Kuşatması'nı konu alan bir çalışmasını tamamlamadan çöpe atan yazar, eserlerindeki kusurların kendine ait olduğunu belirterek, "Bir ismim olduğu sürece kusurum da olacak ve olmalıdır" ifadeleriyle sanat anlayışını özetlemiştir.









