Füruğ Ferruhzad, 1935 yılında Tahran'da asker bir babanın çocuğu olarak dünyaya geldi. Babasının otoriter ve baskın duruşu, annesinin ise çocuksu, saf tavırlarıyla çarpıcı bir zıtlık oluşturdu. 17 yaşındayken, kendisinden on beş yaş büyük annesinin teyzesinin torunu Perviz Şâpûr ile evlendi. Bu evlilik, babasının şefkatinin önüne geçmesi nedeniyle, Füruğ'un babasından görmediği ilgiyi Perviz'de aramasına yol açtı.

İki yıl sonra yaşanan anlaşmazlıklar, Füruğ'un Perviz'den ayrılmasına ve hayatı boyunca bir daha evlenmemesine sebep oldu. O dönemde İran yasalarına göre çocuğun yasal sorumluluğu babada bulunuyordu. Bu durum, Füruğ'un kendi arzusu peşinden gitme kararı almasına ve şiirle başa çıkmasına yol açtı.

Füruğ Ferruhzad, şiir, yönetmenlik ve çevirmenlik alanlarında aktif olarak yer alırken, melankolik bir özne olarak duruşunu da sanatına yansıttı. Freud'un “Yas ve Melankoli” makalesinde ele aldığı melankoli kavramı, kayıp sonrası kişinin kendine yönelik suçlamalarını ve içsel çatışmalarını içerir. Füruğ'un yaşamı ve eserleri, bu melankolik temayı derinlemesine işleyerek, kişisel acılarını ve yaratıcılığını bir araya getirir.

Füruğ Ferruhzad'ın melankolik duruşu, hem kişisel hem de sanatsal bir direnç olarak değerlendirilebilir. Onun şiirleri, yönetmenlik çalışmaları ve çevirileri, melankoli kavramının modern bir perspektiften yeniden yorumlanmasına katkıda bulunur.