Hindistan'da on binlerce güvenlik görevlisinin konuşlandırılmasına rağmen barikatları aşan genç protestocular, hükümet karşıtı sloganlar atarak polis ekipleriyle karşı karşıya geldi. Gözaltına alınan bir gencin polis otobüsüne bindirildiği sırada “Yaşasın devrim” şeklinde slogan attığı eylemler, Z kuşağı aktivistlerinin katılımıyla genişlemeye devam ediyor.

Bağımsız araştırma kuruluşu Silahlı Çatışma Konum ve Olay Veri Projesi (ACLED), Başbakan Narendra Modi hükümetine yönelik itirazların artmasıyla birlikte bu yılki sokak gösterilerinin son on yılın herhangi bir döneminden daha yüksek seviyeye ulaşmasının muhtemel olduğunu duyurdu.

Başkent Delhi ve diğer bölgelerdeki gösteriler, aktivistler ile muhalefet partilerinin iktidardaki Bharatiya Janata Partisi'nin (BJP) eyalet seçimlerini kazanmasına zemin hazırladığını öne sürdüğü seçmen kütüğü revizyonu sonrasında Seçim Komisyonu Başkanı Gyanesh Kumar'ın istifası talebine odaklandı. İktidardaki BJP, hükümet ve Seçim Komisyonu bu suçlamaları reddederken; BJP yönetimi seçim zaferlerinin Modi'nin popülaritesi ve güçlü ekonomik büyümeden kaynaklandığını bildirdi.

Eylemler, Hindistan Yüksek Mahkemesi Başkanı'nın işsizleri “hamam böceklerine” benzetmesinin ardından haziran ayında çevrim içi mizahtan ulusal bir kampanyaya dönüşen Cockroach Janta Partisi'nin (CJP) ortaya çıkışıyla hız kazandı. Eleştirmenlerin iktidar yanlısı olduğunu belirttiği ana akım medyanın eylemleri kısıtlı aktarmasına karşılık, cep telefonlarıyla donatılmış binlerce protestocu ve YouTube'daki bağımsız kanallar hareketi görünür kılarak CJP kurucusu Abhijeet Dipke ile sol görüşlü aktivist Neha Bora'yı öne çıkardı.

Muhalefet partileri de süreçte yeniden hareketlenirken, Kongre Partisi lideri Rahul Gandhi ve on binlerce destekçisi meydanlara indi. Olaylar Bangladeş ve Nepal'deki hükümet düşüren gençlik hareketleriyle karşılaştırılsa da uzmanlar, Hindistan'ın siyasi dengeleri ve Modi'nin popülaritesi nedeniyle bu benzerliklerin birebir uyuşmayabileceğini belirtiyor.

Gösteriler aynı zamanda Modi'nin 12 yıllık iktidarında kaydedilen ekonomik büyümeye karşın milyonlarca genç için istihdam sağlanamamasına yönelik tepkileri de yansıttı. İstihdam ve eğitim alanındaki kritik sınav sorularının sızdırılması, kadınlara yönelik suçlardaki yüksek oranlar ve Modi ile yakın bağları olduğu iddia edilen milyarder iş insanlarının yükselişi tepkileri artıran unsurlar arasında yer alıyor. Ülkedeki 1 milyar seçmenin yaklaşık dörtte birini 30 yaş altı nüfus oluştururken, analistler mevcut eylemleri ve muhalefete yönelen desteği Modi'nin 2014'te iktidara gelmesinden bu yana yaşadığı en kötü kriz olarak tanımladı.