İspanya'nın Alicante iline bağlı Guardamar del Segura kasabası, rüzgârın taşıdığı kumulların tehdidi altındaydı. Yerleşim alanlarına ve tarım arazilerine doğru ilerleyen kumları durdurmak için yaklaşık 600 bin ağaç dikildi. Yıllar süren çalışmalar sonucunda kasabanın çevresinde yüzlerce hektarlık bir orman oluştu.

Bazı bölgelerde yılda yaklaşık 8 metre ilerleyen kumullar, evleri, yolları ve tarım alanlarını tehdit etmeye başladı. Kuvvetli rüzgârların kıyıdan iç kesimlere taşıdığı kumların hareketini yavaşlatmak ve yerleşim alanlarını korumak için kapsamlı bir ağaçlandırma projesi hazırlandı.

Proje, mühendis Francisco Mira y Botella öncülüğünde başlatıldı. Önce kumulların hareketini azaltacak engeller oluşturuldu. Ardından kumlu topraklarda yetişebilecek bitki türleri seçilerek ağaçlandırma çalışmalarına geçildi.

Çalışmalarda başta çam türleri olmak üzere zorlu kıyı koşullarına dayanabilen ağaçlar ve çeşitli bitkiler kullanıldı. Dikilen bitkilerin kökleri toprağı tutarken gövdeleri ve dalları rüzgârın hızını keserek kumların taşınmasını azalttı.

Zamanla yüz binlerce fidanın dikilmesiyle kumulların hareketi büyük ölçüde kontrol altına alındı. Kasabayı tehdit eden kumlu alanlar giderek yeşil bir örtüyle kaplanmaya başladı.

1900 yılında başlayan ve yaklaşık 30 yıl süren çalışmalar kapsamında bölgeye 600 bin çam ağacının yanı sıra 40 bin palmiye ve 5 bin okaliptüs dikildi. Projede yaklaşık bin kişi görev aldı. Ağaçlandırma çalışmaları, kumların ilerlemesini durdurarak kasabanın korunmasını sağladı.

Bir zamanlar evlerin üzerine doğru ilerleyen kumulların bulunduğu bölgede bugün yaklaşık 800 hektarlık bir kıyı ormanı uzanıyor. Guardamar Çamlığı olarak bilinen alan, doğal yaşam için önemli bir bölge olmasının yanı sıra ziyaretçilerin yürüyüş yapabildiği bir turizm merkezi haline geldi.

Kasabanın geçmişte yaşadığı kum istilasının izleri tamamen unutulmadı. Projeye öncülük eden Francisco Mira y Botella'nın çalışmaları, bölgedeki müzede fotoğraflar ve belgelerle anlatılıyor. İspanya'daki bu örnek, doğru planlanan ağaçlandırma çalışmalarının yalnızca yeşil alan oluşturmakla kalmayıp bir yerleşim yerini doğal tehlikelerden koruyabileceğini de gösteriyor.