İsrail'de 27 Ekim'de yapılan parlamento seçimlerinin ardından siyasi belirsizlik sürerken, 28 Ekim akşamı Tel Aviv, Kudüs ve Hayfa'da yüzlerce kişi sokaklara çıktı. Protestocular, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun istifasını ve Yahudi‑Arap partilerinin ortak hükümet kurmasını talep etti.
Tel Aviv'deki Mesila Parkı'nda toplanan göstericiler, pankartlar ve sloganlar eşliğinde kent sokaklarında yürüdü. Yürüyüşün ardından oturma eylemi yapan protestocular, Netanyahu'nun görevinden ayrılmasını ve Yahudi ile Arap partilerinin birlikte yer alacağı bir hükümet kurulmasını istedi.
Kudüs'teki Paris Meydanı ve Hayfa'daki UNESCO Meydanı'nda da benzer gösteriler düzenlendi. Üç kentteki eylemlere yaklaşık 300 kişi katıldı.
Tel Aviv'deki protesto sırasında göstericilerin yolu kapatması üzerine polis müdahalede bulundu. Güvenlik güçleri bazı protestocuları iterek ve yerde sürükleyerek bölgeden uzaklaştırmaya çalıştı.
Göstericiler, müdahaleye rağmen Yahudi ve Arap toplumlarının siyasi işbirliği yapması yönündeki çağrılarını sürdürdü. Taşınan pankartlarda barış, eşitlik ve ortak yönetim talepleri öne çıktı.
Göstericiler, “Arap, Yahudi, birlikte kazanacağız”, “Bir kan ile diğer kan arasında fark yok” ve “Barış, eşitlik, toplumsal adalet” sloganları attı. Bazı pankartlarda “Herkes için özgürlük, nehirden denize” ve “Yahudi‑Arap hükümetine evet” ifadeleri yer aldı.
Filistinbasınına konuşan gösteri organizatörlerinden 26 yaşındaki Adi Danino, eylemlerin amacının Yahudiler ve Araplar arasında ortak bir sivil hareket oluşturmak olduğunu belirtti. Danino, iki toplumun birlikte hareket ederek seçilmiş siyasetçilere ortak bir mesaj vermesini istediklerini söyledi.
İsrail'de 27 Ekim'de yapılan seçimlerin ardından açıklanan kısmi sonuçlar, hükümet kurma sürecinin zorlu geçebileceğini ortaya koydu. Merkez Seçim Komisyonu'nun 28 Ekim gecesi açıkladığı verilere göre, oyların yaklaşık yüzde 90'ı sayılırken Netanyahu liderliğindeki sağ blok 120 sandalyeli parlamentoda 53 milletvekilliğine ulaştı.
Gadi Eisenkot liderliğindeki muhalefet bloğunun 48, Arap partilerinin ise 19 sandalye kazanması öngörüldü. Hükümet kurabilmek için gereken 61 sandalye sınırına hiçbir blok tek başına ulaşamadı. Bu tablo, Arap partilerinin koalisyon görüşmelerindeki önemini artırdı.
Demokratlar Partisi lideri Yair Golan, seçim sonuçlarının ardından muhalefetteki partilere Arap siyasi oluşumlarıyla işbirliği yapma çağrısında bulundu. Netanyahu ise aşırı sağcı ortakları Itamar Ben‑Gvir ve Bezalel Smotrich ile görüşmelerde sağ bloğun birlikteliğini koruma mesajı verdi.
İsrail basınına göre, seçim sonuçlarının ardından ulusal birlik hükümeti kurulması ihtimali tartışılmaya başlandı. Ancak tarafların mevcut siyasi tutumları, böyle bir uzlaşmanın önünde ciddi engeller bulunduğunu gösteriyor.









