İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) bünyesinde faaliyet gösteren savunma sanayii şirketi DATUM, su altı savunma alanında devrim niteliğinde bir ürün geliştirdi. LÜFER adını taşıyan tel güdümlü sualtı keşif ve taarruz aracı, 15 km menzile sahip olup dünyada benzeri bulunmayan bir teknolojiyi temsil ediyor.
DATUM'un LÜFER'i, insansız hava araçlarında elde edilen başarı hikayesinin su altı platformlarına yansıtılmasıyla ortaya çıktı. Ürün, tek bir deniz komandosu tarafından rahatlıkla kullanılabilecek boyutlarda olup, neredeyse otomatik tüfek ağırlığında.
İTÜ Öğretim Üyesi Münir Cansın Özden, TURNAs-2026 tatbikatında LÜFER'in başarıyla görevlerini yerine getirdiğini belirtti. Özden, aracın 15 km'lik fiber optik kablosunun elektronik harbin yoğun kullanıldığı alanlarda bile görevini başarıyla tamamlamasını sağladığını vurguladı.
LÜFER, gelişmiş bir kamera sistemine sahip olup keşif‑gözetleme‑istihbarat faaliyetlerinde kullanılabiliyor. Özden, “Eğer hedefi vurmak isterseniz, LÜFER kamikaze görevini üstleniyor. Ön kısmındaki patlayıcı düşmanı etkisiz hale getiriyor. Boyutları gereği patlayıcı miktarı az; amacımız düşman gemisini batırmak değil, hedefin dümen ya da pervane kısmını hedef almak.” şeklinde açıklama yaptı.

Özden, LÜFER'in gemiden, helikopterden, lastik bot ya da karadaki bir noktadan kolayca bırakılabildiğini ve yurt dışından da ciddi talep beklenebileceğini ifade etti. Ürün, yakın zamanda envantere girebileceği belirtiliyor.
DATUM'un TURNAs-2026 tatbikatında yer alan ikinci araç KOFANA ise 80 km menzilli uzaktan kumandalı tel güdümlü bir birmanta taşıyıcıdır. KOFANA, LÜFER ile aynı konsoldan kolayca kumanda edilebiliyor ve Türkiye'nin yerli/milli akıllı dip mayını MALAMAN'ı istenen noktaya götürebilecek bir platform olarak tanımlanıyor.
Münir Cansın Özden, KOFANA'nın hayli caydırıcı bir güç olacağını ve DATUM'un çok amaçlı minidenizaltı projesinin dolu dizgin devam ettiğini belirtti. Türkiye'nin suyun altı gibi son derece stratejik bir alanda önemli başarılara imza atacağını vurguladı.










