Türkiye'nin elma ihtiyacının önemli bir kısmını karşılayan Karaman'da, 245 bin dekar alanda yaklaşık 16 milyon elma ağacıyla üretim yapılıyor. Türkiye'nin toplam elma üretiminin yaklaşık yüzde 15'i de bu kentten karşılanıyor.
Geçen yıl olumsuz hava koşulları nedeniyle 100 bin ton elma üretiminin yapıldığı kentte, bu yıl 700 bin tonun üzerinde verim bekleniyor.
Hasat döneminde birçok aileye iş imkânı sunan bahçelerden işçilerin özenli çalışmasıyla toplanan elmalar, iç piyasanın yanı sıra birçok ülkeye de ihraç ediliyor.
Gün doğmadan mesaiye başlayan mevsimlik işçiler, elmaların zedelenmemesi ve ağaçların gelecek yıl verim kaybına uğramaması için özenle çalışıyor.
Karaman Elma Üreticileri Birliği Başkanı Celil Serim, Karaman'ın elma üretiminde Türkiye'nin önde gelen illerinden biri olduğunu söyledi.
Bu yıl 700 bin tonun üzerinde elma rekoltesine ulaşmayı hedeflediklerini aktaran Serim, bunun hasat döneminde ciddi iş gücü ihtiyacı doğurduğunu belirtti.
Hasat için birçok ilden tarım işçisinin kente geldiğini ifade eden Serim, günlük ortalama 15 bin ton hasat gerçekleştirildiğini, günlük işçi sayısının 30 binin üzerinde olduğunu düşündüklerini söyledi. Bu durumun ilin ve çevre illerin ekonomisine yansıdığını belirten Serim, bahçelerde şu anda 1500 liraya çalışıldığını aktardı.
Serim, elma hasadında işçilerin dikkatli ve özenli çalışmasının ürünün kalitesinin korunması ve ihracata uygunluğunun sağlanması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Özensiz yapılan hasadın ihracat sürecinde sıkıntı yarattığını belirten Serim, kalitenin bozulmaması için işçilerin kişi başı günlük topladığı elma miktarını 500 kilogramın altında tutmaya çalıştıklarını kaydetti.
Elmanın yumurtadan bile hassas bir meyve olduğunu, birbirine değmesi, yüksekten atılması veya elmada parmak izi dahi olmasının ihracat kapısını kapatabildiğini söyleyen Serim, bu tür ürünlerin iç piyasada veya ıskartada değerlendirildiğini ifade etti. Bunun hem tüccara hem üreticiye hem de çalışan işçilere yansıdığını belirten Serim, kaliteli ürün ve yüksek rekoltenin çalışan işçilerin hassasiyetine bağlı olduğunu sözlerine ekledi.
Yaklaşık 6 yıldır elma hasadında çalışan işçilerden Fatma Yerebasmaz, sabah gün doğmadan evden çıktıklarını, 3 saatlik yolculuğun ardından çalışmaya başladıklarını söyledi.
Hasat sırasında elmanın zarar görmemesi için büyük hassasiyet gösterdiklerini anlatan Yerebasmaz, elmaları saplı koparmaya ve toplarken berelememeye çalıştıklarını ifade etti. Amaçlarının elmanın zedelenmemesi ve darbe lekesi oluşmaması olduğunu belirten Yerebasmaz, bunun için sünger tuttuklarını ve elmaları dikkatlice kasalara döktüklerini söyledi.
Elma hasadında çalışan Feyza Tatlı ise sabahın erken saatlerinde başlayan mesailerinin akşama kadar sürdüğünü aktardı.
Elmanın uzun süre dayanması için hasat sırasında özen gösterilmesi gerektiğini anlatan Tatlı, elmanın saplı kopması gerektiğini söyledi. Aksi durumda elmanın uzun zaman dayanmadığını ve çürüdüğünü belirten Tatlı, gözlerin de zarar görmemesi gerektiğini ifade etti. Gözler zarar gördüğünde gelecek yıl elmanın veriminin azaldığını kaydeden Tatlı, kendisinin tepeci olduğunu ve burada kendisine serçe dendiğini söyledi.
Ağaç tepelerinde gezmeyi sevdiğini belirten Tatlı, yerde çalışmanın zor olduğunu, sürekli eğilip kalkıldığı için belin zorlandığını anlattı. Herkesin bölümünün ayrı olduğunu, ablalarının dipleri topladığını, kovaları taşıyan genç elemanların bulunduğunu ve onların biraz daha hızlı ve çevik olmaları gerektiğini söyledi.
İşçilerden Pembe Şah da erken başlayan çalışma saatlerine rağmen mesai arkadaşlarıyla güzel vakit geçirdiklerini ve evlerine ekonomik katkı sağladıklarını söyledi.






