Bir araştırma, 93 ülke arasında kedi yoğunluğunun ve ulusal mutluluk seviyelerinin pozitif bir korelasyon gösterdiğini ortaya koydu. Çalışma, kedi sayısının artışının mutluluğu doğrudan artırdığını iddia etmiyor; yalnızca bu iki değişken arasında istatistiksel bir ilişki bulunduğunu belirtiyor.


Çalışmada, kedi yoğunluğunun yüksek olduğu ülkelerde mutluluk skorlarının da daha yüksek olduğu gözlemlendi. Ancak araştırmacılar, bu ilişkinin nedensel olmadığını vurguluyor; kedi sahipliğinin mutluluğu artırıp artırmadığı, mutlu insanların kedi sahibi olma eğiliminde olup olmadığı ya da başka faktörlerin etkisi henüz net değil.

Ek olarak, araştırmacılar ekonomik refahın mutlulukla kedi yoğunluğundan daha güçlü bir ilişkiye sahip olduğunu buldu. Ülke gelir düzeyi ile mutluluk arasında 0,80'lik bir Pearson korelasyon katsayısı, kedi sayısı ile mutluluk arasında ise 0,62'lik bir katsayı elde edildi.

Çalışma, Toxoplasma gondii adlı parazitin de mutluluk skorları üzerindeki olumsuz etkisini inceledi. Parazitin yaygın olduğu ülkelerde mutluluk skorlarının düşme eğilimi gösterdiği tespit edildi, ancak bu durumun tek başına parazitin neden olduğu bir sonuç olmadığı, hijyen, gıda güvenliği ve sağlık hizmetlerine erişim gibi faktörlerin de rol oynayabileceği belirtildi.


Sonuç olarak, kedilerin bireysel düzeyde mutluluk üzerinde olumlu etkileri olabileceği düşünülse de, ulusal düzeyde mutluluk skorlarını belirleyen en önemli faktörlerin ekonomik refah ve sağlık hizmetlerine erişim olduğu ortaya kondu.









