CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Kurultayı'nda yeniden aday olup olmayacağı sorusuna yanıt vererek, partiyi güvenli limana getirme sözü verdi. “Ondan sonra da duracağız, kazık çakacak halimiz yok,” dedi.
Kılıçdaroğlu, KRT TV'de katıldığı programda, “Depremin üzerinden yıllar geçti, neden İstanbul'da bir önlem alınmadı? 30 bin civarında tabutluk apartman var deniyor. Yarın bu binalar yıkılırsa sorumlusu kim olacak?” şeklinde konuştu. “Deprem olduktan sonra önlem alma alışkanlığı var ülkemizde. Çöken bina, iktidarın o binanın altında kaldığı anlamına gelir. İstanbul'da önlem alınması gerekir, bu devasa kentte konut sorununun çözülmesi gerekirdi,” ekledi.
Erdoğan'ın üçüncü kez adaylığı konusunda TBMM'nin erken seçim kararı almasına ilişkin soruya, “Anayasal engel var. İki kezden fazla kişi cumhurbaşkanı olamıyor. Anayasanın değişmesi lazım. Meclis kararı değil ki. Bir kişinin arzusuna göre anayasalar değişmez. İktidarda kalmak için yasaları değiştiriyorsunuz, kendinize kalıcı iktidar süreci yaşatıyorsunuz,” şeklinde yanıt verdi.
Kılıçdaroğlu, gelecek seçimde cumhurbaşkanı adaylığı düşünmediğini, bu tartışmaları çok yersiz bulduğunu belirterek, “Vatandaşın bu kadar derdi varken biz ileride yapılacak bir seçimin tartışmalarını yapıyoruz. Bu dertler böyleyken çözülmeyecek ki. Cumhurbaşkanı kim olursa olsun… Yetkileri dengeli dağıtmak zorundasınız, bir kolektif denetimin olması lazım,” dedi.
CHP'nin ikiye bölünmesi konusundaki açıklamasında, “Cumhurbaşkanlığı seçimi olduğu zaman 50 + 1'i almak lazım. İttifakların önünü açan ilk parti CHP'dir. CHP, birbirleriyle asla yan yana gelemez denen partilerle yan yana geldi. Önümüzdeki süreçte doğal olarak ittifaklar olacaktır,” sözlerini yineledi.
Yeniden aday olup olmayacağı sorusuna, “Bu soruyu çok gereksiz buluyorum. Ben bu halka söz verdim. Bu partiyi güvenli limana getirdikten sonra bırakacağım dedim, getirmek zorundayım. Güvenli liman, ahlaki kodlarının güçlendiği, partinin tüzüğünün değiştiği, ön seçimin zorunlu hale geldiği bir süreç,” açıklamasını yaptı.
Kılıçdaroğlu, “Halkın partisiyiz. Lüks yerlerde, lokantalarda, rakı sofralarında zaman geçirirseniz, bu halk partisi değildir. Halkın partisi olacaksınız, halkın yanında olacaksınız. Yarın Şırnak'a gideceğim, Cizre'ye gideceğim. Toplumun her kesimine dokunmak ve her kesimin sorunlarını öğrenmek ama öğrenmek yetmiyor, çözüm de üretmek zorundasınız,” dedi.
Kürt sorununun çözümü sürecine ilişkin soruya, “Doğrusunu yapıyorlar. Bu artık bir devlet projesi. İktidarın yaptığı bir şey değil. Devletin bütün kurumları külliyen çözmek istediği bir konu bu. Türkiye o coğrafyada büyümek zorunda,” şeklinde yanıt verdi.









