Bilgisayar, telefon ya da oyun konsolu satın almayı planlayanlar için bellek tarafında kısa vadeli bir rahatlama sinyali görünmüyor. Micron ve Samsung yöneticilerinin son açıklamaları, küresel bellek arzındaki sıkışıklığın en az iki yıl daha devam edebileceğine işaret ediyor.
Sorunun merkezinde üretim kapasitesinin yetersizliğinden çok, bu kapasitenin nereye ayrıldığı yer alıyor. Yapay zeka sistemleri ve veri merkezleri yüksek miktarda belleğe ihtiyaç duyduğu için üreticiler önceliği yüksek bant genişlikli belleklere ve sunucularda kullanılan DRAM çiplerine vermiş durumda. Bunun doğrudan sonucu ise tüketici elektroniğine ayrılan payın küçülmesi oluyor.
Micron Üst Yöneticisi Sanjay Mehrotra yatırımcılarla yaptığı toplantıda, bellek talebinin önümüzdeki birkaç yıl boyunca mevcut arz kapasitesinin üzerinde kalmasını beklediklerini söyledi. Şirket daha önce doğrudan tüketiciye yönelik bellek satışından çekilmiş, üretim odağını yapay zeka ve veri merkezi pazarına kaydırmıştı.
Micron'un verdiği rakamlar, talebin ulaştığı seviyeyi daha net ortaya koyuyor. Şirketin 2027 için planladığı bellek üretiminin %75'i şimdiden satılmış durumda. Yeni satış görüşmelerinin önemli bölümü ise artık 2028 yılına uzanıyor.
Micron, kapasiteyi artırmak için 2028'de yeni tesisleri devreye almayı planlıyor. Ancak bunun arz sorununu bir anda ortadan kaldırması beklenmiyor. Yeni tesislerde üretimin kademeli biçimde artacak olması bir etken olarak öne çıkarken, yeni nesil bellek teknolojilerinde wafer başına alınan ürün miktarının azalması da kapasite artışının etkisini sınırlıyor.
Talep tarafında ise ters yönde bir hareket söz konusu. Yapay zeka modellerinin büyümesi, daha fazla eşzamanlı işlem yapılması ve kurumsal yapay zeka ajanlarının yaygınlaşması, yüksek performanslı belleğe duyulan ihtiyacı sürekli olarak artırıyor.
Micron'un öngörüleri yalnız değil. Samsung Başkan Yardımcısı Kim Taewoo da HBM üretimine ayrılan kapasitenin 2027'de DRAM üreticilerinin toplam kapasitesinin yaklaşık %30'una ulaşabileceğini belirtti. HBM tarafındaki bu büyüme, aynı üretim kaynaklarının tüketici cihazlarında kullanılan geleneksel belleğe ayrılamaması anlamına geliyor. Dolayısıyla yapay zeka pazarındaki talep arttıkça bilgisayarlar, akıllı telefonlar, oyun konsolları ve yayın cihazları için kullanılabilecek bellek miktarı üzerindeki baskı da sürecek.
Micron'un tüketici markası Crucial'ın bireysel kullanıcılara yönelik bellek satışlarını sonlandırması da bu yön değişiminin somut örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor. Şirket böylece veri merkezlerinden gelen talebe daha fazla kapasite ayırmayı seçti.
Bellek arzındaki sıkışıklık yalnızca RAM modüllerinin fiyatıyla sınırlı kalmıyor. Hazır bilgisayar sistemlerinin maliyeti de yükselirken üreticiler fiyatı kontrol altında tutabilmek için daha düşük bellek kapasiteli modeller sunabiliyor.
Micron ve Samsung'un açıklamaları birlikte değerlendirildiğinde, tüketici elektroniği pazarında hızlı bir normalleşme beklemek için henüz erken olduğu görülüyor. Yeni fabrikalar devreye girse bile yapay zeka ve veri merkezlerinin bellek talebi aynı hızla büyümeyi sürdürürse, ek kapasitenin önemli bir bölümü yine bu alana gidecek. Bu nedenle bellek krizinin asıl belirleyicisi yalnızca ne kadar üretim yapıldığı değil, üretilen belleğin hangi pazara ayrıldığı olacak.

