Küresel tahvil piyasalarındaki hızlı satış dalgası, kamu borçlanma faizlerini son çeyrek asrın en yüksek seviyelerine taşırken, devam eden savaşlar enerji maliyetleri ile enflasyon baskısını canlı tutuyor. ABD'den Fransa'ya ve Japonya'ya kadar pek çok ülkede borçlanma maliyetleri zirveye ulaştı.

Küresel ölçekte temel gösterge kabul edilen 10 yıllık ABD Hazine tahvili getirisi yüzde 5,34 seviyesine ulaşarak 2002 yılından bu yana en yüksek düzeyi gördü. Yükselen faiz oranları, şirketlerin ve konut kredisi kullanan tüketicilerin finansman giderlerini artırırken, kamu yönetimlerini de bütçelerinden daha büyük payı faiz harcamalarına ayırmaya zorluyor.

Avrupa cephesinde ise Fransa'nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,96 seviyesine çıkarken, ülkenin borcunu temerrüt riskine karşı sigortalama maliyeti 2013 yılından bu yana görülen en yüksek düzeye ulaştı. İngiltere'de 30 yıllık kamu tahvili faizi yüzde 6 sınırını aşarak 1998 yılından bu yana kaydedilen en yüksek noktaya yerleşti.

Piyasa aktörleri faiz indirimi beklentilerini geride bırakırken, merkez bankalarının sıkılaşma politikalarına devam edeceği fiyatlanıyor. Yaşanan bu gelişmeler hisse senedi piyasalarını sarsarken, Avrupa'da gösterge STOXX 600 endeksi geriledi ve bankacılık hisselerinde ciddi değer kayıpları yaşandı.