Savaşların yol açtığı tedarik zinciri aksaklıkları, artan gübre maliyetleri ve El Nino kaynaklı kuraklık, küresel gıda arzını tehdit etmeye devam ediyor. Dünya genelinde yaşanan bu fiyat artışları, özellikle yoksul hanelerin bütçesini ciddi şekilde zorluyor.

Başlıca tedarikçi ülkelerin ihracat kısıtlamalarına gitmesi, dünya genelinde gıda kıtlığı yaşanabileceği endişelerini beraberinde getiriyor. Uzmanlar, bu durumun farklı bölgelerde toplumsal huzursuzlukları tetikleyebileceği konusunda uyarıyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün (FAO) Başekonomisti Maximo Torero, küresel gıda enflasyonunun önümüzdeki aylarda yükselişini sürdüreceğini ve bu etkinin gelecek yıl boyunca devam edeceğini vurguluyor.

Fiyat artışları hane halkı bütçesini doğrudan etkilerken, Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Asya'daki düşük ve orta gelirli ülkelerde keskin bir yükseliş gözlemleniyor. Yağışların gecikmesi nedeniyle Endonezya'da pirinç fiyatları rekor kırarken, Mısır'da ekmek fiyatları dörtte bir oranında zamlandı. Hindistan'da ise zayıf muson yağışları şeker üretimini olumsuz etkileyerek fiyatların tüm zamanların zirvesine çıkmasına neden oldu.

Dünya Bankası verilerine göre, Eylül ayında 150 ülkenin %22'sinde gıda fiyatları genel enflasyon oranını geride bıraktı. FAO Gıda Fiyat Endeksi ise aynı dönemde 136 puana ulaşarak Kasım 2022'den bu yana kaydedilen en yüksek seviyeye ulaştı. Karadeniz'deki tahıl sevkiyatı sorunları ve Kızıldeniz'deki güvenlik endişeleri, ticari rotaların uzamasına ve navlun maliyetlerinin yaklaşık %50 oranında artmasına yol açtı.

Uzmanlar, gıda stoklarının sağladığı tamponun zayıfladığını belirterek, önümüzdeki dönemde ülkelerin yeni alım talepleriyle karşılaşılabileceğine dikkat çekiyor. 2026'da buğday fiyatlarında %30'u aşan artışlar yaşanırken, Asya'daki pirinç fiyatlarında %10 ile %13 arasında bir yükseliş kaydedildi.