Mercedes-Benz, 2027 yılının sonuna kadar en az yedi yeni modeli piyasaya sürmeye hazırlanıyor. A-Serisi, GLC ve G-Serisi yenilenirken, elektrikli araçlar ürün gamında büyük bir rol oynasa da geleneksel içten yanmalı motorlar markanın vizyonundaki yerini korumaya devam ediyor.
Şirket, 2026 yılında kutlayacağı 140. yıl dönümünün ardından hız kesmeden yeni projelere odaklanıyor. Altı ve sekiz silindirli motorları elektriklendirme adımlarıyla destekleyerek geleceğe taşımayı hedefliyor.
G-Serisi, yaklaşık yarım asır sonra daha kompakt boyutlara sahip yeni bir kardeşe kavuşuyor. Şimdilik “Baby G” olarak adlandırılan bu yeni arazi aracı, geleneksel merdiven şasi yerine Mercedes'in MMA platformunun modifiye edilmiş bir versiyonunu kullanacak. Klasik G-Serisi'nden yaklaşık 30 santimetre daha kısa olması beklenen model, köşeli tasarım dilini korurken standart olarak dört tekerlekten çekiş sistemiyle sunulacak. Tüketiciler bu araçta hem elektrikli hem de hibrit güç seçenekleri arasından tercih yapabilecek.
G-Serisi ailesindeki bir diğer dikkat çekici yenilik ise uzun bir aradan sonra üstü açık versiyonun geri dönmesi oluyor. Sadece AMG 63 donanımıyla sunulması beklenen yeni G-Serisi Cabriolet, 612 beygir güç üreten çift turbolu 4.0 litrelik V8 motoruyla yüksek performansı açık hava deneyimiyle birleştiriyor. Aracın arka bölümünü açan katlanabilir kumaş tavan, off-road kabiliyetinden ödün vermeden farklı bir sürüş hissi arayanlara hitap ediyor.
Mercedes-AMG, yeni nesil modellerde silindir sayısını artırmaya hazırlanıyor. İlk olarak yollara çıkacak olan C53 AMG modelinin, CLE 53 AMG'de de kullanılan 449 beygir gücündeki 3.0 litrelik turboşarjlı sıralı altı silindirli motordan güç alması bekleniyor.
Şirket içinden gelen bilgilere göre Mercedes, yeni nesil performans sedanı için iki farklı versiyon üzerinde çalışıyor. Bunlardan ilki tamamen elektrikli bir yapıya sahipken, diğer seçeneğin geleneksel içten yanmalı bir motor barındıracağı konuşuluyor. Bu durum, efsanevi V8 motorun C-Serisi'ne geri dönme ihtimalini masada tutuyor.
E-Serisi ve GLC, önümüzdeki dönemde elektrikli ve içten yanmalı motorlu versiyonların farklı platformlarda üretildiği yeni bir stratejiye geçiş yapıyor. Dış tasarımları birbirine çok benzeyecek olan bu araçlar, altyapı olarak tamamen farklı mühendislik yaklaşımları barındırıyor.
Yeni nesil E-Serisi, iç ve dış tasarımda markanın güncel tasarım dilini benimseyecek. Geniş ön ızgara ve konsolu kaplayan devasa bilgi-eğlence ekranları bu değişimin merkezinde yer alıyor. Elektrikli sedan ve station wagon versiyonları MB.EA-M platformu üzerinde yükselerek mevcut EQE modelinin yerini alırken, geleneksel içten yanmalı motorlu E-Serisi modelleri ayrı bir platformda hayatına devam edecek.
Yeni nesil GLC'nin içten yanmalı motor seçenekleri arasında 177, 218 ve 258 beygir güç sunan 2.0 litrelik benzinli hafif hibrit motorlar ile 163 ve 200 beygirlik dizel üniteler bulunuyor. Şarj edilebilir hibrit versiyonlar ise 19,5 kWh kapasiteli bataryaları sayesinde yaklaşık 100 kilometre elektrikli menzil sunarken, 326 veya 394 beygir güç seçenekleriyle yollara çıkacak.
A-Serisi, 2028 yılına kadar üretimi devam edecek olup, tamamen yenilenen halefinin 2027 yılının sonlarına doğru tanıtılması bekleniyor. Yeni A-Serisi'nin tasarım anlamında köklerine dönerek, crossover esintileri taşıyan ve daha yüksek oturma pozisyonu sunan minivan tarzı bir gövde tipine geçiş yapabileceği ifade ediliyor.
GLA cephesinden gelen yeni GLA Hybrid, 1.5 litrelik dört silindirli benzinli motoru 22 kW gücündeki elektrik motoruyla birleştiriyor. 136, 163 ve 190 beygir olmak üzere üç farklı güç seçeneği sunacak olan bu model, kısa mesafelerde sadece elektrik enerjisiyle ilerleyebilme imkânı tanıyor. Dış tasarımda elektrikli versiyonla büyük benzerlikler taşıyacak olan aracın, içten yanmalı motorun soğutma ihtiyacını karşılamak için ön bölümde ekstra hava girişlerine sahip olması bekleniyor.









