AK Parti milletvekilleri, Grup Başkanı Abdullah Güler başkanlığında kamuoyunda 13. Yargı Paketi olarak bilinen kanun teklifinin hazırlık sürecini başlattı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından TBMM Başkanlığına sunulması planlanan paket ile Anayasa Mahkemesinin "süresiz nafakaya" ilişkin verdiği iptal kararının ardından yeni bir yasal düzenlemeye gidilmesi hedefleniyor.
Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde yapılması planlanan değişiklikle, "süresiz olarak nafaka isteyebilir" ibaresindeki "süresiz" ifadesi metinden çıkarılacak. Maddeye eklenecek yeni fıkra uyarınca nafaka süresi; evlilik süresi, nafaka alacaklısının yaşı, sağlık ve eğitim durumu, ekonomik ihtiyaçlarını karşılama kapasitesi ve nafaka yükümlüsünün yaşam standartları gibi ölçütler dikkate alınarak hakim tarafından belirlenecek. Nafaka süresi, 3 yıldan az olmamak ve evlilik süresinin yarısını geçmemek üzere sınırlandırılacak.
Düzenleme; nafaka alacaklısının çalışamayacak duruma düşmesi veya yaşı nedeniyle geliri bulunmaması gibi istisnai hallerde hakime daha uzun bir süre belirleme yetkisi tanıyor. Değişiklik, yürürlük tarihi itibarıyla devam eden davalarda da uygulanacak. Ayrıca kesinleşmiş nafaka alacakları için mevcut süre ile yeni hesaplanan süre karşılaştırılarak, nafaka yükümlülüğünün kademeli olarak sona erdirilmesi öngörülüyor.
13. Yargı Paketi, nafaka düzenlemesinin yanı sıra boşanma davalarına ilişkin önemli yenilikleri de beraberinde getiriyor. Boşanma ve ferilerine ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi kararları temyiz edilemeyen hükümler arasına alınırken, ilk derece mahkemesi ile bölge adliye mahkemesinin farklı kararlar vermesi durumunda temyiz yolu açık tutulacak. Bu düzenlemeyle, boşanma davalarının makul sürede sonuçlandırılması ve tarafların adil yargılanma hakkının korunması amaçlanıyor.









