Bu hafta boyunca aklımı meşgul eden tek konu, Nathan Fielder'ın Elizabeth Holmes hakkındaki yeni belgeseli You Can See Everything oldu; nihayet şükürler olsun ki filmi kendi gözlerimle izleme fırsatı buldum.

Üç saatlik bu tuhaf başyapıttan çıkardığım temel sonuç, insan oğlunun yürek burkan yanılabilirliği ve sınırsız egosuyla ne kadar büyüleyici olduğudur. Belgeseli izlerken aklımdan geçen her düşünceyi kelimesi kelimesine kaydettim. Aşağıda okuyacağınız notların sürprizbozanlar içerdiği konusunda sizi önceden uyarmalıyım.