Norveç Nobel Komitesi, 2026 Nobel Barış Ödülü'nü, barışın ve uluslararası hukukun geliştirilmesine yönelik çabalarından dolayı Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) eski yargıcı Navanethem Navi Pillay'a verdi.

Komitenin açıklamasında, “2026 Nobel Barış Ödülü, olağanüstü bir cesaret ve dürüstlükle daha kapsamlı bir küresel hukuk düzenine giden yola öncülük eden bir isme veriliyor. Bu yılın ödül sahibi Navi Pillay; savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve soykırım suçlarının yargı önüne çıkarılmasını sağlamada kilit bir rol oynamıştır” denildi.

Ödülün adaylığını son iki yıldır ısrarla dile getiren ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz gün yaptığı açıklamada, “Kararların ne olacağını bilmiyorum. Benim gibi insanlara bu ödülü verme eğiliminde olmadıkları biliniyor” ifadelerini kullandı. Trump, “Ödülü alsam da almasam da ben çok şey başardım ve bence bu (ödülün kendisine verilmemesi), onlar için büyük bir itibar kaybı olur” şeklinde değerlendirdi. Ayrıca, “Bugüne kadar sekiz savaşın sona ermesini sağladım” diyerek, eski ABD Başkanı Barack Obama'ya hiçbir şey yapmadan Nobel Barış Ödülü verilmesine karşılık kendisine bu ödülün verilmediğini belirtti. Geçen yıl Nobel Barış Ödülü'nü alan Maria Machado'nun bu ödülü kendisine takdim ettiğini hatırlatan Trump, “Geçen sefer ödülü muhteşem bir insan olan genç bir hanımefendiye verdiler ve o da bunu asıl benim hak ettiğimi söyledi ve ödülü bana verdi” şeklinde konuştu.

Serinin son ödülü olan Ekonomi Bilimleri dalındaki Nobel Anma Ödülü'nün sahibi de 12 Ekim'de kamuoyuna duyurulacak.

Bu yıl Nobel ödüllerinin para ödülü, ödülün tek bir kişiye, bir gruba ya da bir kuruluşa verilmesine bakılmaksızın 12 milyon İsveç kronu olarak belirlendi. Bu miktar yaklaşık 1,09 milyon euroya eşdeğer. Ödüller, Nobel geleneğinin en önemli tarihlerinden biri olan 10 Aralık'ta düzenlenecek törenle sahiplerine takdim edilecek.

Tören tarihi, Nobel ödüllerinin kurucusu, İsveçli sanayici ve dinamitin mucidi Alfred Nobel'in ölüm yıl dönümüne denk geliyor. Nobel, 1896 yılında hayatını kaybetmişti.

NAVİ PILLAY KİMDİR?

Güney Afrikalı hukukçu, insan hakları savunucusu ve uluslararası yargıç olan Pillay, Güney Afrika'nın Durban kentinde Hint kökenli bir ailenin çocuğu olarak 1941'de dünyaya geldi. Natal Üniversitesinde hukuk eğitiminin ardından ABD'deki Harvard Hukuk Fakültesi'nde yüksek lisans ve doktora derecelerini tamamlayarak 1988 yılında bu fakülteden Hukuk Bilimleri Doktorası alan ilk Güney Afrikalı kadın oldu. Kariyerinin ilk yıllarında, 1967'de Natal eyaletinde kendi hukuk bürosunu açarak bölgedeki ilk beyaz olmayan kadın avukat ünvanını aldı.

Apartheid rejimi altında Robben Adası'nda hapsedilen siyasi mahkumları, ırkçılık karşıtı aktivistleri ve sendikacıları savundu. Nelson Mandela'nın liderliğindeki Afrika Ulusal Kongresi üyelerinin savunmasını üstlendi ve sivil toplum seviyesinde kadın hakları örgütlenmelerine öncülük etti. Nelson Mandela tarafından 1995'te Güney Afrika Yüksek Mahkemesine yargıç olarak atandı.

Aynı yıl, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin Ruanda Soykırımı için 1994'te kurduğu BM Ruanda Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICTR) yargıçlığına seçildi ve dört yıl boyunca bu mahkemenin başkanlığını yürüttü. Bu süreçte yönettiği Jean‑Paul Akayesu davasında, sistematik tecavüz ve cinsel saldırıların uluslararası hukukta ilk kez soykırım suçu ve insanlığa karşı suç olarak tanımlandığı emsal karara imza attı.

2003 yılında Lahey'deki Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) ilk 18 yargıcından biri seçilerek Temyiz Bölümü'nde görev yaptı. 2008‑2014 döneminde Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri olarak görev alırken, çatışma bölgelerindeki sivillerin korunması, kadın ve azınlık hakları ile ifade özgürlüğü üzerine küresel çalışmalar yürüttü. Pillay, BM İşgal Altındaki Filistin Toprakları Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu'nun Kasım 2025'e kadar başkanlığını yürüttü.

Komisyonun ucu açık görev süresine yönelik ABD ve Avrupa eleştirilerine ise İsrail işgalinin de bir bitiş tarihi yok yanıtını verdi. Eylül 2025'te Komisyonun İsrail'in Gazze'de soykırım işlediği kararına varmasının ardından Pillay, The New York Times'ta kaleme aldığı makalede küresel topluma silah satışını kesmesi, insani yardımı engelsiz sağlaması ve diplomasiyi devreye sokarak soykırımı önlemesi çağrısında bulundu. Pillay, güncel olarak Myanmar'ın soykırımla suçlandığı davada Uluslararası Adalet Divanı'nda (UAD) yargıç olarak görev yapıyor.