OpenAI, henüz kamuoyuna açmadığı bir yapay zeka sistemiyle 372 matematik probleminin tam veya kısmi çözümlerini sunduğunu açıklayarak akademik çevrelerde büyük bir tartışma başlattı. Şirket, 722 araştırma makalesini aynı anda yayımladı ve bu çalışmalar arasında, yedi Milenyum Ödülü Problemi'nden ikisine yönelik çözümlerin de bulunduğunu iddia etti.
Bilim insanları, yapay zekanın ulaştığı seviyeye değil, bu kadar büyük miktarda araştırmanın nasıl yayımlandığına odaklanıyor. Gelişme, Navier–Stokes denklemlerine yönelik bir taslak ispatın paylaşılmasından yaklaşık bir ay sonra yaşandı. Yapay zekanın doktora düzeyinde uzmanlık gerektiren konularda sonuçlar üretmesi, matematik araştırmalarının geleceği hakkında yeni soruları beraberinde getirdi.
Anthropic'te çalışan matematikçi Dr. Levent Alpöge, yaşananları matematik tarihinin en önemli anı olarak nitelendirdi. Buna karşılık birçok araştırmacı, ortaya çıkan sonuçların güvenilirliğinden ve şirketin tercih ettiği yayımlama yönteminden endişe duyuyor.
Tartışmanın merkezinde, OpenAI'ın geleneksel akademik değerlendirme sürecini kullanmaması bulunuyor. Şirket, çalışmalarını hakem incelemesinden geçen bilimsel dergilerde yayımlamak yerine doğrudan GitHub üzerinden erişime açtı.
Yüzlerce araştırmanın ve binlerce sayfalık matematiksel ispatın aynı anda paylaşılması, sonuçların doğruluğunu değerlendirmek isteyen bilim insanlarını oldukça zor bir durumla karşı karşıya bıraktı. Karmaşık bir matematiksel ispatın geçerliliğini belirlemek, yalnızca sonuca bakılarak gerçekleştirilebilecek bir işlem değil; her adımın incelenmesi ve kullanılan yöntemlerin doğrulanması gerekiyor.
Yayımlanan belgelerde kısa süre içinde temel matematiksel hatalar tespit edildi. OpenAI, ilk paylaşımdan birkaç gün sonra sorunlu üç makaleyi geri çekmek zorunda kaldı ve başka çalışmalarda da düzeltmelere gitti.
Bu gelişmeler, açıklanan yüzlerce çözümün ne kadarının bilimsel incelemelerden geçebileceği sorusunu gündeme taşıdı. Monash Üniversitesi'nden Dr. Melissa Lee, araştırmaların yeterli değerlendirme yapılmadan kamuoyuna sunulmasını eleştirdi. Bazı matematikçiler ise yayımlanan belgelerde anlaşılması güç ifadeler ve bilimsel açıdan yetersiz açıklamalar bulunduğunu belirtti.
Kaliforniya Üniversitesi Los Angeles Kampüsü'nde görev yapan matematikçi Terence Tao, matematiğin çözülmemiş problemlerinin derinlemesine anlaşılmadan toplu biçimde ele alınmasını sürdürülemez buldu. 800'den fazla matematikçiden oluşan İnsan Matematiği Derneği, OpenAI ile tüm bağların koparılması yönünde çağrıda bulundu.
İleri Araştırma Enstitüsü bünyesindeki Bağımsız Matematik ve Yapay Zeka Danışma Grubu da OpenAI'ın sonuçları yeterli açıklama sunmadan paylaşmasını onaylamadığını açıkladı. Fields Madalyası sahibi Cenevre Üniversitesi profesörü Hugo Duminil‑Copin, yıllarını verdiği matematiksel konuların yapay zeka tarafından bir gecede tamamlandığını görmenin kendisinde yarattığı şaşkınlığı dile getirdi.
Cambridge Üniversitesi'nden Profesör Henry Wilton ise şirketin izlediği yaklaşımı çok daha sert sözlerle eleştirdi. Wilton'a göre bu yayımlama politikası, matematik topluluğunu yok etmek için son derece etkili bir yönteme dönüşebilir.
Tartışmanın önemli noktalarından biri, matematik araştırmalarının yalnızca bir problemin çözümünü bulmaktan ibaret olmaması. Araştırmacılar yeni yöntemler geliştiriyor, problemlerin farklı alanlarla ilişkilerini ortaya çıkarıyor ve ulaştıkları sonuçları başkalarının da anlayabileceği biçimde açıklıyor. Binlerce sayfalık ispatın kısa sürede üretilmesi, bu çalışmaların değerlendirilmesi için gereken insan emeğini ortadan kaldırmıyor.
OpenAI'ın duyurduğu sonuçların matematik dünyası üzerindeki gerçek etkisi ise yayımlanan ispatların ne kadarının geçerli olduğunun anlaşılmasıyla daha net ortaya çıkacak. Şimdilik yüzlerce problemin çözüldüğü iddiası ile bu çözümlerin akademik topluluk tarafından doğrulanması arasında önemli bir fark bulunuyor.









