YENİ Parti Genel Başkan'ı Özgür Özel, Türkiye Büyük Millet Meclisinin yeni yasama yılının ilk grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Özel, "fon krizi" olarak anılan gelişmelere sert sözlerle tepki göstererek şu ifadeleri kullandı: "Ey Erdoğan, atayan AK Partili, atanan AK Partili, soyan AK Partili, maalesef soyulan da AK Partili, hakkını arayan da YENİ Partili. Sen bu işin tam ortasındasın. Hani 'Bizim bu işle hiç ilgimiz yok' diyor ya. Ama soyulan AK Partili kardeşlerime söylüyorum. Sizin hakkınızı aramak da boynunuzun borcudur. Çünkü karıncanın kardeşi var, o da YENİ Parti'nin ta kendisidir."
Özel, 1 Ekim'de Meclis'in açılışına katıldıklarını, Meclis Başkan'ı başkanlığında çelenk sunduklarını, açılış konuşmasını dinlediklerini ve İstiklal Marşı'nı okuduklarını aktardı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın protesto edilerek Genel Kurul'dan ayrılmasına ilişkin ise Özel, şunları söyledi: "Daha sonra bir siyasi partinin genel başkanı kürsüye çıktığında salondan ayrıldık. Birileri çok rahatsız olmuşlar. 'Genel başkanımızı nasıl dinlemezsiniz?' diye feryat ediyorlar. Ana muhalefetin yerel seçimlerin birinci partisinin başına mahkeme kararıyla kayyım atayanların neyini dinleyeceğiz? Neyini? Rakipleriyle mertçe yarışmak yerine kendini yeneceğinden korktuğu rakiplerini hapse atan, ülkeyi baskıyla, korkuyla yönetmeye çalışanların neyini dinleyeceğiz?"
Yaşananları Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yarattığını öne süren Özel, "Bundan sonra Erdoğan'a sesleniyorum. Hak etmediğimizi duyarsak hak ettiğinizi duyacaksınız. Kazanmadığı ilçeyi, belediye meclis üyelerini, belediye başkanlarını şantajla, tehditle, baskıyla, rüşvetle alanlara, saflarına katanlara, sonra da pişkin pişkin o ilçeyi kazanmış gibi caka satanlara, yani milletin vermediği emaneti çalan milli irade hırsızlığına kalkışanlara söylüyorum. Bundan sonra ne ekerseniz onu biçeceksiniz."
Yeni yasama yılına ekonomik tablo ve fon tartışmaları gölgesinde başlandığını söyleyen Özel, şöyle devam etti: "Milletimiz geçim derdi ile kıvranırken iktidarın açtığı yolda iktidar partisinin mensuplarının içinde olduğu asrın dolandırıcılığıyla, asrın soygunuyla, asrın vurgunuyla tanıştık. Milletimiz buna muhatap oldu. Vatandaşın devlete emanet ettiği yatırımlarına resmen çöküldü. 800 milyar liralık vurgun çarkı, 3-5 kuruşunu enflasyondan korumaya, bir kenarda artırmaya, belki biriken borçları bu vesileyle kapamaya çalışan küçük yatırımcının üzerine devrildi. 455 bin tekil yatırımcı, 2 milyondan fazla doğrudan fondan etkilenen insan ve toplamda 5 milyona yakın bu işten zarar gören mağdur var. Erdoğan'ın atadıkları bu işin tam içinde, tam göbeğinde. Biri büyükelçi, biri Cumhurbaşkanı başdanışmanı, biri istişare kurulu üyesi, biri Varlık Fonu yöneticisi; diğerleri Erdoğan'ın yardımcıları, milletvekilleri, bakanları, bakan yardımcıları, bürokratları."
Özel, Fatma Betül Sayan Kaya'ya ilişkin iddialara da değinerek şunları kaydetti: "Fatma Betül Sayan Kaya 163 milyon lira, 27 ev parası, 6 milyon liralık kabul ettiğimiz ortalama bir ev parasından 27 ev parasını bir yerlerden bulmuş, gitmiş fona koymuş, 5 ay sonra çık dedikleri gün çıkmış ve 2,2 milyar lira, 367 ev parasıyla oradan ayrılmış. 27'sini koyup 340'ını gariban vatandaşın sırtından çarpıp 367 ev parasıyla oradan ayrılmış. Peki bu konuda Erdoğan ne diyor? 'Fatma Hanım şeytana uydu. Nefsine yenik düştü' diyor. Fatma Betül Sayan Kaya nefsine uymuş, yazık garibim diye ifadeye bile çağırılmaksızın dışarıda bir tane tövbe hesabı açmışlar. Bir tane etkin pişmanlık hesabı açmışlar. Anaparayı ayırmış, faizini kaydırmış, bu meseleden kurtulmaya çalışıyorlar. İşte AK Parti'nin ikili hukuk sistemi. İşte kul hakkı yiyen AK Parti'nin kara düzeni budur. Bu düzen değişmeden kimseye huzur yoktur."
Özel, Tera fonuna ilişkin değerlendirmelerini de şu sözlerle sürdürdü: "Fatma Hanım elbette yalnız değildir. İşlemlerini kendisi söylemiş. Diyor ki, 'Ben eğer bilseydim bu işleri kendi adıma yapar mıydım?' Onun bilmediği ama şu an bakanlar kurulunda bulunan en az bir, belki birden çok bakanın bildiği, bütün AK Parti bürokrasisinin bildiği bir şey var. Bu işleri çantacılara yaptırıyorlar ya da parayı Lüksemburg'a yolluyorlar. Orada bir offshore hesabına koyuyorlar. Sonra yabancı yatırımcı, yani bıyıklı yabancı diyorlar bunlara; yabancı yatırımcı, belki bu bakan için pis sakallı yabancı diye söylenebilir, Lüksemburg'daki offshore hesaptan Türkiye'de yabancı yatırımcıymış gibi o Tera fonda taklaları atıyorlar, paraları kazanıyorlar. Tera fon için ileride daha çok konuşacağız. Bu fon sadece paraya para katılan bir yer değildir, dünyanın en büyük çamaşır makinesidir. FETÖ borsasının kirli parasının, İBB borsasının kirli parasının içinde tur atıldığı, üç ileri bir geri yıkandığı, ön yıkama, son yıkama, sıkma derken İBB borsasının parasının temizlendiği yerin adı 'Tera çamaşır makinesi'dir. Çok yakında ya bu çamaşır makinesinde aklanan paklanan paraların, aklayan paklananın peşine düşecekler ya da milletin merdanesinde millet tarafından sıkılıp bir tarafa atılacaklar. Hep birlikte göreceğiz."






