Polonya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Radosław Sikorski, Varşova Güvenlik Forumu panelinde dondurulmuş Rus varlıklarının Moskova'ya iadesi için “cesetlerini çiğnemeden” izin vermeyeceklerini belirtti.
Sikorski, Avrupa ülkelerinin Rusya'ya karşı kararlı duruşlarını sürdüreceğini vurguladı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in saldırgan, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'in ise saldırıya uğrayan taraf olduğunu ifade etti.
“Savaşı, saldırgana hedeflerini sınırlaması için baskı yaparak sona erdirirsiniz; saldırıya uğrayan taraftan teslim olmasını isteyerek değil,” dedi.
Yıllardır dondurulmuş varlıklarla ilgili hayal kırıklığı yaşadıklarını dile getiren Sikorski, Rusya'nın dava açması durumunda Belçika'nın tek başına sorumluluk altında bırakılmaması gerektiğini söyledi.
Varlıkların kullanımının karmaşık bir konu olduğunu kabul eden Bakan, “Bunun üzerinde çalışıyoruz ancak bazı kişilerin ‘bu varlıkların yeniden Rusya'ya iade edilmesini beklediğine’ dair söylentiler de var. Sanırım yalnızca kendi adıma konuşmuyorum; cesedimizi çiğnemeden olmaz,” diye ekledi.
Sikorski, Putin'in Donbas'taki 13 yıllık savaşını ve bölgeyi hâlâ ele geçiremediğini belirterek, Rusya'nın geriye kalan savunma hatlarını ele geçirmek için yüz binlerce askere daha ihtiyaç duyacağını söyledi.
Ukrayna'nın Rusya'daki rafinerilere ve veri merkezlerine yönelik saldırılarının etkili olduğunu, Rusya'nın ise Ukrayna şehirlerini terörize etmeye çalıştığını ifade etti.
Şehirlere yönelik saldırıların savaşın sona ermesini sağlamayacağını vurgulayan Sikorski, “Çok sayıda insanı öldürebilir, çok sayıda savaş suçu işleyebilirsiniz ama bunlar savaşı sona erdirmez,” dedi.
Orta vadede paniğe kapılmaya gerek olmadığını, ancak tehdidin gerçek olduğunu belirten Bakan, Rusya'nın gücünün göründüğü kadar büyük olmadığını söyledi.
NATO'nun Lahey ve Ankara zirvelerinde verilen taahhütlerin yerine getirilmesi halinde Avrupa ülkelerinin 2030'a kadar Putin'in karşı karşıya gelemeyeceği ordulara sahip olacağını, “Tehlikede olan şey işgal edilip edilmeyeceğimiz değil. Tehlikede olan, Avrupa'nın küresel güç dağılımındaki konumu,” diye değerlendirdi.









