Felsefi içerikli ironik şiirleri ve sorgulayan denemeleriyle Türk edebiyatında önemli bir yere sahip olan Salâh Birsel'in 1957'de tamamlayıp 1961 yılında yayımladığı tek romanı Dört Köşeli Üçgen, Sel Yayıncılık etiketiyle okurlarla buluşmaya devam ediyor. Mehmet Güreli tarafından 2018'de aynı adla sinemaya da uyarlanan bu sıra dışı yapıt, edebiyat dünyasında ilgi görmeyi sürdürüyor.

Dört Köşeli Üçgen, felsefe eğitimi almış bir edebiyatçının yaşama, edebiyata ve insana dair dünyasını net bir şekilde yansıtan özgün bir roman olarak dikkat çekiyor. Yayımlandığı dönemin koşulları göz önüne alındığında kurgu, düşünce ve roman tekniği bakımından oldukça deneysel ve öncü bir metin olma özelliği taşıyor. Eser, okurlarını Gözlemci adlı anlatıcı kahramanla birlikte evrene, yaşama ve insan hallerine farklı perspektiflerden bakmaya davet ediyor.

Eser, tam anlamıyla bir felsefi sorgulama romanı niteliği taşıyor. Sokrates'in sorgulanmayan yaşam vurgusuna her satırında atıfta bulunan roman; insanın zaaflarını, takıntılarını ve toplumun ikiyüzlü erdem anlayışını Gözlemci'nin bilinci üzerinden yeniden gözler önüne seriyor. Bu yüzleşme okura huzursuzluk verse de yaşamın daha insani bir düzeyde yeniden üretilmesi adına kaçınılmaz bir gerçek olarak duruyor.

Salâh Birsel'in yarattığı roman kahramanı Gözlemci, toplumun dışında kalarak olaylara çemberin dışından bakan ve insanlarda farkındalık uyandıran sıra dışı bir kimliktir. Tütün Yaprak Evi adlı firmada bekçilik yapan ancak asıl görevinin gözlemcilik olduğunu belirten kahraman, dıştan içe ulaşan bilgece bir bakış açısıyla yaşadıklarını aktarıyor. Gözlemci'nin farklılığı sadece düşünce sisteminde değil, her türlü kişisel ve toplumsal ezberin dışında kalmasında da kendini gösteriyor.

Gözlemci sorgulamaya öncelikle mekânlardan başlıyor ve insanın kendisi için kurduğu yaşam alanlarını eleştirel bir gözle irdeliyor. Odaların neden dört köşe olduğu üzerine kafa yoran kahraman, savaşmak için yusyuvarlak yapılar inşa eden insanlık tarihinin yaşamak için neden hep dört köşeli odaları seçtiğini sorguluyor. Aklın sınırlarını ve karşıtlıkları da tartışmaya açan Gözlemci, insan aklının gerçekliği bölerek algılama olgusunu ironik bir dille dile getiriyor.