Schaeffler, Avrupa otomotiv sektöründeki krizin etkisiyle 3 bin 460 pozisyonu ortadan kaldırma kararı aldı. Şirketin açıklamasında, Almanya'da yüksek personel maliyetleri ve çok sayıda yönetim kademesinin yarattığı organizasyonel karmaşanın ana nedenler olduğu belirtildi.

Kasım 2024'te duyurulan yapısal önlemlerin tamamlandığı ve ekim ayı başında 1.800 kısmi emeklilik anlaşmasının hayata geçirildiği hatırlatıldı. Yönetim Kurulu, yeni bir yeniden yapılanma programı başlattığını duyurdu.

Program kapsamında Almanya'da 2 bin 660, Avrupa genelinde ise toplam 3 bin 460 pozisyonun kapatılacağı ifade edildi. Bu tasarruf programının tek seferlik maliyetinin 480 milyon avro olacağı ve 2030 yılından itibaren yıllık yaklaşık 300 milyon avro seviyesinde kalıcı tasarruf sağlanmasının hedeflendiği belirtildi.

İşten çıkarmaların gelecek yıl başlaması ve çalışan temsilcileriyle yapılacak görüşmeler doğrultusunda, sosyal açıdan sorumlu bir kıdem tazminatı paketiyle en geç 2028 sonuna kadar tamamlanması planlanıyor. Eylül sonu verilerine göre Schaeffler'in Almanya'da yaklaşık 32 bin çalışanı bulunuyor.

Dönüşümün tesis bazındaki etkilerine de yer verildi. Şirket, Berlin'deki elektrikli araç AR-GE merkezinin yanı sıra Dortmund, Morbach ve Schwalbach'taki içten yanmalı motor teknolojisi odaklı fabrikalarını tamamen kapatacak.

Otomotiv sektöründeki derinleşen krizi dengelemek amacıyla operasyonel strateji de dönüştürüldü. Geleceğe yönelik rekabet gücünü korumak adına savunma sanayii ve insansı robotlar gibi yeni iş kollarındaki büyüme fırsatlarına odaklanılacak.

Yılın üçüncü çeyreğinde Schaeffler'in satışları 5,8 milyar avro ile geçen yılın aynı döneminin hafif altında kalırken faaliyet karı yüzde 7,2 azalarak 245 milyon avroya geriledi. Şirketin kar marjı da 0,3 puanlık düşüşle yüzde 4,2 oldu. 2028 orta vadeli hedefleri düşürmek zorunda kalındı.

İşçi temsilcileri karara sert tepki gösterdi. IG Metall sendikası Schaeffler Temsilcisi Thomas Höhn, “Schaeffler'de bir küçülme programı, daha öncekinin sonuçları sindirilmeden diğerini takip ediyor. Bu, bir sanayi merkezi olarak Almanya için geleceğe yönelik bir konsept değil” ifadelerini kullandı.

Schaeffler İş Konseyi Başkanı Uli Schoepplein, Almanya'daki tesislerin hedef alınmasının “Almanya'ya bağlılık” söylemleriyle çeliştiğini vurguladı.

Şirket yönetimi, çalışanlardan gönüllü maaş feragati içeren bir “dayanışma programı” talep etti. IG Metall sendikasının öncülüğünde yürütülen toplu iş sözleşmesi görüşmeleri ve grevlerin devam ettiği bu hassas süreçte, yönetimin işçi temsilcilerini programa ikna edip edemeyeceği belirsizliğini koruyor.

Alman otomotiv yan sanayisinde tedarikçiler zor bir dönemden geçiyor. Dünyanın en büyük otomotiv tedarikçisi Bosch, Almanya'da yaklaşık 22 bin kişiyi işten çıkaracağını duyurmuştu. ZF ve Aumovio gibi diğer şirketlerde de on binlerce istihdamın sonlandırılması planlanıyor.

Sektördeki daralma sadece tedarikçileri değil, ana üreticileri de etkiliyor. Volkswagen Grubu'nda yaklaşık 100 bin istihdamın risk altında olduğu belirtilirken, BMW de dünya çapında 8 bin kişinin işten çıkarılmasını içeren büyük ölçekli bir maliyet azaltma programı yürütüyor.