Sedef hastalığının tedavisinde sistemik ve biyolojik seçeneklerin değerlendirilmesi yalnızca lezyonların kapladığı alanla sınırlı değil. Uluslararası Psoriasis Konseyi verilerine göre bu tedaviler için vücut yüzeyinin %10'undan fazlasının etkilenmesi şart değil. Yüz, saçlı deri, eller, ayaklar veya genital bölge gibi günlük yaşamı doğrudan etkileyen sınırlı alanlardaki lezyonlar ile kremlere yanıt alınamaması da sistemik tedaviye aday olmak için yeterli kabul ediliyor.
Uzmanlar, kremlerin yetersiz kaldığı durumlarda ilaç değişikliğine gitmeden önce kullanım zorluklarının ve ilacın sürdürülebilirliğinin mutlaka gözden geçirilmesi gerektiğini ifade ediyor. Sınırlı bir alan bile sistemik tedavi adaylığı için yeterli olabiliyor.
Amerikan Dermatoloji Akademisi ve NICE rehberleri doğrultusunda değerlendirmede bulunan uzmanlar, bağışıklık sisteminin belirli bileşenlerini hedefleyen biyolojik tedavilerin orta ve ağır sedefin yanı sıra eklem iltihabı (psoriatik artrit) bulunan hastalarda önemli bir seçenek olduğunu vurguluyor.
Biyolojik tedaviye başlanmadan önce tüberküloz taraması ve kan testleri gibi güvenlik kontrollerinin yapılması, hastanın gebelik planı ve eşlik eden diğer rahatsızlıklarına göre en uygun tedavi protokolünün seçilmesi gerektiği belirtiliyor.









