Kültür tarihi, geçmişin birikimini bugüne taşıyan araştırmacıların titiz çalışmalarıyla aydınlanıyor. Gazete sayfalarında unutulmaya yüz tutmuş yazıları gün yüzüne çıkarmak, toplumsal belleğin inşası adına büyük önem taşıyor. Kültür tarihimizin en kıymetli isimlerinden biri olan Selim Nüzhet Gerçek'in tiyatro ve sinema üzerine kaleme aldığı eserler, Hasan Çelik'in yayıma hazırladığı Sahne ve Perde Arasında: Tiyatro-Sinema Yazıları (1921-1923) kitabıyla okurla buluştu.

Kitabın giriş bölümünde Hasan Çelik ve Meltem Güler tarafından kaleme alınan Sessiz Perdenin Sözcüsü: Selim Nüzhet ve Türkiye'de Sinema Eleştirisinin Doğuşu başlıklı inceleme, okuyucuya dönemin sanatsal ve toplumsal atmosferini kavrayabileceği geniş bir çerçeve sunuyor. Araştırmacılar, Selim Nüzhet'in yazılarını tarihsel bağlamıyla ele alarak, sinema hakkında bilgi vermekle eleştiri yapmanın farkını vurguluyor. Böylece metinler, sadece birer arşiv belgesi olmanın ötesine geçerek eleştirel bir zemin kazanıyor.

Eser, 1921-1923 yıllarının İstanbul'undaki sanat yaşamını tüm canlılığıyla gözler önüne seriyor. Darülbedayi temsillerinden tuluat örneklerine, Avrupa'dan gelen topluluklardan yerli film denemelerine kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan yazılar, dönemin gündelik yaşamına ve seyirci alışkanlıklarına dair önemli ipuçları veriyor. Sahne ve Perde Arasında, tiyatro ile sinema arasındaki estetik ayrımı irdeleyen yaklaşımıyla, sanat tarihi meraklıları için eşsiz bir kaynak niteliği taşıyor.

Selim Nüzhet Gerçek'in bibliyografya tutkusu ve kültürel üretimi kayda geçirme çabası, bu derleme ile bir kez daha tescillenmiş oluyor. Günlük basının geçici görünen sayfalarını kalıcı birer belgeye dönüştüren bu çalışma, hem sanat araştırmacılarına hem de kent kültürü üzerine çalışanlara rehberlik ediyor. Eser, geçmişin izlerini korumayı görev edinmiş bir kültür insanının zihin dünyasını yansıtarak, geleceğin araştırmacıları için de kalıcı bir miras bırakıyor.