Dünyanın en yüksek noktası Everest Dağı ticari tırmanışlarla sıkça gündeme gelirken, Tibet'te bulunan Kailaş Dağı kutsal statüsüyle dokunulmazlığını koruyor. Dünyanın en zorlu zirvelerine tırmanan profesyonel dağcılar dahi bu gizemli kütleye ayak basmaktan kaçınıyor.
Tibet'in batısındaki Transhimalaya Sıradağları'nda yer alan 6 bin 714 metre yüksekliğindeki Kailaş Dağı, kendine has piramit silüetiyle dikkat çekiyor. Dağ kütlesi aynı zamanda Asya'nın en önemli su kaynaklarından olan İndus ve Brahmaputra nehirlerinin doğduğu nokta olma özelliğini taşıyor.
Kailaş Dağı; Hinduizm, Budizm, Jainizm ve Bön dinleri tarafından kutsal kabul ediliyor. Evrenin merkezi sayılan Meru Dağı ile özdeşleştirilen bu zirve; Hinduizm'de Tanrı Şiva'nın evi, Budizm'de dünyanın ekseni, Jainizm'de Adinatha'nın mokşaya ulaştığı yer ve Bön inancında ise Shenrab Miwo'nun dünya düzenini öğrettiği merkez olarak kabul görüyor.
Zirveye tırmanış yapılmasına yönelik geçmişte bazı girişimler olsa da bu durum hayata geçmedi. 1980'lerde Çinli yetkililer, 14 adet sekiz binlik zirveye tırmanan ilk sporcu olan Reinhold Messner'a izin vermiş ancak Messner bu teklifi geri çevirmiştir. Bölgedeki inanç sistemine duyulan saygı ve rahiplerin koruması doğrultusunda, 2001 yılından bu yana Kailaş Dağı'na tırmanmak tamamen yasaklanmıştır.
İnanç sahipleri dağın zirvesine çıkmak yerine, etrafında yaklaşık 56 kilometrelik bir rotayı kapsayan hac yolculuğunu tercih ediyor. Darchen kasabasından başlayan bu zorlu parkur, Drolma Geçidi gibi yüksek irtifalı noktaları içeriyor. Rahiplerin bir günde tamamlayabildiği bu kutsal yürüyüş, bölgeyi ziyaret edenler için genellikle bir hafta sürmektedir.









