İstanbul'da TRT World Forum kapsamında “Enerji Krizlerinin Artçı Sarsıntıları: Baskı Altındaki Kurumlar” başlıklı panel düzenlendi. Panel, TRT World sunucusu Matthew Moore moderatörlüğünde gerçekleşti.
Milli İstihbarat Akademisi Başkanı Talha Köse, Türkiye'nin enerji transit ülkelerinden biri olduğunu ve enerji köprüsü konumundan enerji merkezine dönüşmeyi hedeflediğini belirtti. Köse, enerji akışının kısıtlanmasının yalnızca Türkiye'yi değil, Avrupa ve diğer ülkeleri de olumsuz etkilediğini vurgulayarak, Türkiye'nin enerji veticareti tırları koruyabilecek güçlü bir ülke olduğunu ifade etti.
Köse, “Bizim için en önemli şey barışın sağlanmasıdır. Sınırlarımızdan enerjinin geçmesine ihtiyacımız var.” diyerek, boru hatlarını ve enerji güzergahlarını güvence altına alabileceklerini, diplomatik ve arabuluculuk kabiliyetlerini de gösterebileceklerini söyledi. Ayrıca, “Finansal, savunma, diplomatik ve arabuluculuk kabiliyetlerimizle Orta Doğu, Orta Asya ve Hazar ülkelerine burada gerçek bir enerji merkezini hayata geçirme niyetinde olduğumuzu gösteriyoruz.” dedi.
Eski Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Enerjiden Sorumlu Üyesi Kadri Simson, AB ülkelerinin büyük fosil yakıt ithalatçıları olduğunu ve küresel çapta fosil yakıt fiyatlarının dalgalandığında bunun bedelini Avrupalıların ödediğini belirtti. Simson, “Bu yıl Avrupalılar, aynı miktardaki fosil yakıt için 150 milyar avrodan fazla ekstra ödeme yaptı. 2022 yılının çok daha kötü olduğunu da hatırlatmam gerekir. Çünkü o dönemde Avrupalılar ithalat için 600 milyar avroyu aşkın ödeme yapmıştı.” diye konuştu.

Simson, Avrupa'nın Rus gazına yüksek bağımlılığı nedeniyle arzın kesilmesiyle ortaya çıkan sorunları ve alternatif kaynak arayışında yürüttükleri çalışmaları anlattı. “Bu bağlamda Türkiye çok önemli bir rol oynuyor. Çünkü tam zamanında devreye giren ve Azerbaycan'ı Türkiye üzerinden Avrupa'ya bağlayan Güney Gaz Koridoru, çok kısa sürede maksimum kapasite sağlayabildi.” ifadelerini kullandı.
Eski Moldova Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri ile Avrupa Entegrasyonu Bakanı Nicu Popescu, Moldova'nın Rusya‑Ukrayna Savaşı'ndan önce de ciddi enerji şokları yaşamaya başladığını anımsattı. Popescu, “Dolayısıyla Moldova'da Rus gazına olan yüzde 100 bağımlılıktan yüzde 0 bağımlılığa geçmek zorunda kaldık. Bunu 2‑2,5 yıl içinde başardık.” dedi. Elektrik konusunda ise farklı bir durum yaşadıklarını belirtti: “Rusya'nın Ukrayna'yı geniş çaplı işgale başladığı gece başka bir gelişme oldu. Moldova ve Ukrayna, Rus elektrik şebekesinden ayrılarak Avrupa elektrik şebekesine bağlandı.”
Popescu, yenilenebilir ve yeşil enerjiye hızlandırılmış geçişin çözüm olduğunu söyleyerek, “3 yıl içinde yenilenebilir elektrik oranımızı yüzde 3'ten yüzde 30'a çıkardık.” bilgisini verdi.
Cenevre Güvenlik Politikası Merkezi (GCSP) Uluslararası Güvenlik Araştırma Enstitüsü (IISS) ve Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) temsilcileri de forumda yer aldı, ancak detaylı açıklamalar metinde yer almamaktadır.










