Türk Tabipleri Birliği (TTB), Sağlık Bilimleri Üniversitesi'nin (SBÜ) 14 Ekim 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan akademik kadro ilanına tepki gösterdi. TTB, ilandaki koşulların akademik ölçütler yerine kişileri tarif ettiğini savundu; SBÜ Rektörlüğü ve YÖK'ü özel koşulları ve gerekçelerini mevzuata uygunluk açısından incelemeye, aykırı ilanları iptal etmeye çağırdı.
TTB'nin aktardığına göre ilanda 236 kadro var: 230'u profesör, 4'ü doçent, 2'si doktor öğretim üyesi. Paylar yüzde 97,5, yüzde 1,7 ve yüzde 0,8. Birlik, kadroların büyük illerde yoğunlaşmasının ve profesörlük kadroları lehine dağılımın akademik planlama ile atama ölçütlerine dair soruları gündeme getirdiğini belirtti.
Çok özgün başlıklardaki çalışmaların atama şartı arandığını savunan TTB, özel koşulların nesnel, bilimsel ve denetlenebilir olup olmadığının, adaylar arasında eşitliği sağlayıp sağlamadığının açıklığa kavuşturulmasını istedi. Belirli bir adayın geçmişine özgü koşulların liyakat ve fırsat eşitliği açısından ciddi sorun yarattığını vurguladı.
Açıklamada, SBÜ'nün atama yönergesinin 17 Kasım 2020'de yayımlandığı ve 1 Ocak 2021'de yürürlüğe girdiği hatırlatıldı. 9 Mart 2021 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan düzenlemenin, adayların tezlerinin veya tez başlıklarının özel koşul olarak belirtilmesine ve yalnızca belirli bir adayı tanımlayabilecek şartlar konulmasına sınırlama getirdiği anımsatıldı. TTB, önceki şikayetler üzerine YÖK'ün belirli bir kişinin uzmanlık alanını tarif eden ilanların kabul edilemeyeceğini açıkladığını aktardı.
TTB, son ilanın YÖK'ün kriterlerine ve üniversitenin kendi ölçütlerine uymadığını, akademik liyakat ile bilimsel ve etik kuralların ihlal edildiğini savundu. Daha önce liyakat ve kamu yararıyla bağdaşmadığı değerlendirilen kadro ilanlarının iptali için YÖK'e ve SBÜ Rektörlüğüne yazı gönderdiğini bildirdi.
Uzmanlık eğitimi veren bazı kliniklerde kadro açılmazken uzmanlık eğitimi vermeyen birimler için ilana çıkılmasının planlamaya dair soru işaretleri yarattığı belirtildi. TTB, kadro ilanlarının üniversitelerdeki yapısal sorunlardan bağımsız ele alınamayacağını; amaçlarının belirli kişilere görev alanı açmak değil, üniversitenin bilimsel niteliğini ve topluma sunduğu hizmeti güçlendirmek olması gerektiğini ifade etti. Birlik, kadro dağılımının eğitim, sağlık hizmeti, uzmanlık eğitimi ve bilimsel araştırma gereksinimlerine göre yeniden değerlendirilmesini ve nesnel, şeffaf, denetlenebilir ölçütler uygulanmasını istedi.









