Türk Hava Yolları'nın 1 Ocak 2027'de uygulamaya almayı planladığı Hedef 12 düzenlemesi, çalışanların ücretleri ve çalışma koşulları üzerinden yeni bir tartışma başlattı. THY yönetimi yüzde 99'un üzerinde onay alındığını açıklarken Hava-İş Sendikası değişikliklere itiraz ediyor.
Türk Hava Yolları'nda (THY) operasyonel verimliliği artırmak ve kaynak kullanımını yeniden düzenlemek amacıyla hazırlanan Hedef 12 uygulaması, havacılık sektöründe çalışma koşulları ve çalışan haklarına ilişkin tartışmaların odağına yerleşti. THY İnsan Kaynakları Başkanlığı tarafından 22 Eylül 2026 tarihinde duyurulan düzenleme; uçuş ekiplerinin ücret hesaplamalarından fazla mesai uygulamalarına, ekip ulaşımından harcırah ödemelerine kadar birçok başlığı kapsıyor.
Şirket yönetimi, değişikliklerin sürdürülebilir büyüme ve operasyonel verimlilik hedefleri doğrultusunda hazırlandığını belirtirken Türkiye Sivil Havacılık Sendikası (Hava-İş), çalışanların kazanılmış hakları ve çalışma barışı açısından ciddi endişeler taşıdığını açıkladı. Tartışmanın merkezinde ücretlerin nasıl değişeceği, çalışan onaylarının hukuki niteliği ve düzenlemelerin operasyonel etkileri bulunuyor.
THY İnsan Kaynakları Başkanlığı tarafından 30 Eylül 2026 tarihinde çalışanlara gönderilen bilgilendirme mesajında, Hedef 12 kapsamındaki beyan sürecinin yüzde 99'un üzerinde onay oranıyla tamamlandığı açıklandı. Yönetim, çalışanların sürece gösterdiği iş birliğine teşekkür ederek değişiklikleri şirketin sürdürülebilir yapısını güçlendirme hedefinin bir parçası olarak değerlendirdi.
Hava-İş Sendikası, THY yönetiminin planladığı prosedür değişikliklerine ilişkin olumsuz görüş bildirdiğini ve yapılan görüşmelerde itirazlarını ilettiğini açıkladı. Sendika, düzenlemelerin çalışan motivasyonunu ve kurumsal aidiyeti zayıflatabileceğini savunurken, şirketin tasarruf ihtiyacının çalışanların ücretleri ve çalışma koşulları üzerinden karşılanmaması gerektiğini belirtiyor.
Hedef 12 kapsamında kredili uçuş ücretlerinin hesaplanmasında kullanılan yöntem değiştiriliyor. Ayrıca fazla mesai, harcırah ve bazı yan haklarda yeni uygulamalara geçilmesi planlanıyor. Basında yer alan haberlerde, düzenlemelerin bazı uçuş ve kabin ekiplerinin gelirlerinde düşüşe neden olabileceği ileri sürülürken, THY'nin duyurusunda bazı ek ödeme kalemlerinin artırılması da öngörülüyor.
Tartışmanın hukuki boyutunda ise 4857 sayılı İş Kanunu'nun 22. maddesi ile toplu iş sözleşmesi hükümleri öne çıkıyor. Çalışanların bireysel onay vermiş olmasının emredici mevzuata veya toplu iş sözleşmesinin bağlayıcı hükümlerine etkisinin ne olacağı, sürecin en kritik hukuki inceleme alanını oluşturuyor.









