Türk ve Alman savunma sanayii şirketleri, güven eksikliğine rağmen iki ülke arasındaki iş birliğini pekiştirmek istiyor.
Ankara'da düzenlenen 4'üncü Türk-Alman Ekonomi Konferansı'nda savunma ve güvenlik sanayisinde iş birliği konusu öne çıktı. Konferansın açıklanan hedefleri arasında mevcut iş birliklerini derinleştirmek ve yeni ortaklık olanaklarını değerlendirmek yer aldı.
Konferansa önde gelen Alman savunma sanayii şirketlerinin temsilcilerinin yanı sıra Almanya'nın Ankara Büyükelçisi Sibylle Borg ve Türkiye Savunma Bakanı Yaşar Güler de katıldı.
Almanya ile Türkiye arasındaki silah ve savunma sanayii ürünlerindeki iş birliği oldukça sınırlı. Tagesschau'nun haberinde Türk-Alman Ekonomi Konferansı'nda girişimcilerin bu iş birliğini derinleştirmeye çalıştığı ifade edildi.
Leopard 2 tankının şanzımanı gibi kritik parçalar üreten Alman savunma sanayi şirketi Renk'in temsilcisi Florian Gleich, konferansa katılmak üzere Ankara'ya giden sektör temsilcilerinden oldu. Renk geçmişte Türkiye'ye de ürün tedarik ediyordu ancak Alman hükümetinin ihracat kısıtlamaları getirmesiyle bu ticaret sınırlanmıştı.
Türkiye'de o zamandan bu yana önemli değişiklikler yaşandığına dikkat çeken Gleich, iki ülke arasındaki ilişkinin artık yalnızca bir alıcı-satıcı ilişkisi olmaktan çıkıp ortaklığa doğru ilerlediğini söyledi:
“Eskisinden en büyük fark, artık bunun bir alıcı-satıcı ilişkisi olmaması. İlişki ortaklığa doğru ilerliyor. Birlikte çalışmak istiyoruz. Biz bilgi birikimine sahibiz, Türkiye ise üretim kapasitesine.”
Gleich'a göre bir yandan teknolojik bilgi birikiminin korunması, diğer yandan Avrupa'nın savunma kapasitesini hızlı ve koordineli biçimde artırması şart:
“Bir taraftan bilgi birikimini korumamız gerekiyor. Bunun Almanya için önemli olduğu açık. Diğer taraftan, bir bütün olarak Avrupa'nın savunma kapasitesini nasıl hızlı ve düzgün biçimde artırabileceğimize ve nasıl bilgi alışverişinde bulunabileceğimize bakmalıyız. Herkesin kendi bildiğini yapmasının hiçbir anlamı yok.”
Türk şirketleri de Almanya ile daha yakın iş birliği kurulmasını istiyor. Havelsan Uluslararası İş Geliştirme'den Sorumlu Başkan Yardımcısı Şevket Ünal'a göre “Made in Germany” etiketi hâlâ kaliteyi temsil ediyor. Türkiye'nin ise Alman şirketleriyle ortaklıklar sayesinde yeni pazarlara erişim sağlayabileceği düşünülüyor. Havelsan, “Barkan” adlı küçük insansız kara aracı gibi uzaktan kumandalı ve yapay zekâ destekli askeri robotların yanı sıra yazılım da geliştiriyor.
Ünal, Alman şirketleriyle yazılım alanında ortaklık kurulabileceğini belirtti. Almanya'da savaş gemilerinin inşa edildiği büyük tersaneler bulunduğunu ancak bu gemilerde kullanılan sistem yazılımlarının geliştirilmesinde Türkiye ile ortak çalışılabilecek alanlar olduğunu ifade etti.
Ünal, “Örneğin Almanya'da savaş gemilerinin inşa edildiği büyük tersaneler var. Bu gemilerde yazılımlar kullanılıyor. Ancak Almanya'nın kendine ait bir sistem yazılımı bulunmuyor. Havelsan olarak bu yazılımları Almanya ile birlikte geliştirebilir ve ardından dünya pazarına birlikte açılabiliriz” diye konuştu.
“Alman şirketleriyle çok hızlı bir şekilde bir araya gelip projeler geliştirebileceklerini” kaydeden Ünal, “Ancak motivasyonumuzu yavaşlatan engellerle karşılaşırsak, bütün bu girişim başladığı kadar hızlı bir şekilde sona erebilir” uyarısında bulundu.
Ancak böyle bir ortaklığın kurulabilmesi için karşılıklı güven gerekiyor. Güven, konferans boyunca en sık vurgulanan kavramlardan biri oldu.
Almanya'nın Türkiye Büyükelçisi Sibylle Katharina Sorg, sanayi iş birliği sözleşmelere dayanırken stratejik sanayi ortaklıklarının temelinde güven bulunduğuna işaret etti. Bu güvenin teknolojilerin korunacağına, anlaşmalara uyulacağına ve ortakların öngörülebilir davranmaya devam edeceğine ilişkin inancı taşıdığını belirten Sorg, ayrıca tarafların stratejik hedeflerinin birbiriyle uyumlu olması gerektiğini vurguladı.
Avrupa'da Türkiye'ye yönelik çekincelerin her zaman yanlış anlaşılmalardan ya da haksız muameleden kaynaklanmadığını da ifade eden Büyükelçi, hukukun üstünlüğü, siyasi öngörülebilirlik ve dış politika tercihleri konusunda gerçek görüş ayrılıkları bulunduğuna dikkat çekti.
DW Türkçe Türkiye, Almanya ve dünyadaki gelişmeleri ve olayların perde arkasını DW Türkçe'den takip edin.









