Antalya'daki 77'nci Uluslararası Uzay Kongresi'nde Türkiye ile İtalya'nın uzay iş birliği ele alındı. İtalya Uzay Ajansı Özel Komiseri Mario Cospito, iki ülkenin ortak uydu görevi için görüşmeler yürüttüğünü açıklarken, Prof. Dr. Arif Karabeyoğlu, Türkiye'nin Ay'a göndereceği uzay aracının hazır olduğunu ve görevin 2027 başında gerçekleştirilmesini umduklarını söyledi.

Antalya'nın Belek turizm merkezindeki 77'nci Uluslararası Uzay Kongresi kapsamında düzenlenen Türkiye-İtalya Uzay Ortaklığı paneline İtalya'nın Türkiye Büyükelçisi Giuseppe Manzo, İtalya Uzay Ajansı Özel Komiseri Mario Cospito, ilk Türk astronot ve Türkiye Uzay Ajansı (TUA) Yönetim Kurulu Üyesi Alper Gezeravcı, İtalyan astronot Walter Villadei ve IAC 2026 IPC Başkanı Prof. Dr. Arif Karabeyoğlu katıldı. Panelin moderatörlüğünü İtalya Büyükelçiliği Ekonomi ve Ticaret Dairesi Başkanı Andrea Della Nebbia yaptı.

Açılışta konuşan Büyükelçi Giuseppe Manzo, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'nin temmuz ayındaki NATO Zirvesi sırasında uzay iş birliğini de görüştüğünü belirtti. Uzay teknolojilerinin sağlık, doğal afetlerin takibi ve güvenlik gibi alanlarda kullanıldığını anlatan Manzo, İtalya-Türkiye iş birliğinde güçlendirilecek ve genişletilecek bir alan varsa bunun kesinlikle uzay sektörü olduğunu, bu konunun en temel ihtiyaçlara dokunduğunu ifade etti.

Mario Cospito, İtalya Uzay Ajansı (ASI) ile TUA'nın 2025'te imzaladığı mutabakat muhtırasıyla 10 yıllık iş birliği çerçevesi oluşturduğunu söyledi. Anlaşmanın yer gözlemi, uydu navigasyonu, yer altyapısı, uzay havası, fırlatma sistemleri ve eğitimi kapsadığını belirten Cospito, artık diyalogdan yapılandırılmış bir iş birliğine geçtiklerini aktardı. Cospito, ASI ve TUA'nın şu anda bir veya daha fazla 12U Küp Uyduya dayalı Yer Gözlem ve Yörünge İçi Teknoloji Gösterim Görevi için bir uygulama düzenlemesini müzakere ettiğini; ortak bir görevin teknolojik hedefleri, sorumlulukları ve kabiliyetleri paylaşmak, tüm görev döngüsünü tamamlamak için birlikte çalışmak anlamına geldiğini ifade etti.

Türkiye'nin Milli Uzay Programı'ndaki hedeflerini anlatan Prof. Dr. Arif Karabeyoğlu, Türk vatandaşının uzaya gönderilmesinin ardından Ay görevi için çalışmaların sürdüğünü söyledi. Karabeyoğlu, Ay'a bir uzay aracı göndermeyi hedeflediklerini ve görevin 2027 başında gerçekleştirilmesini umduklarını belirtti. Uzay aracının hazır olduğunu vurgulayan Karabeyoğlu, araçta hibrit roket itki sistemi de dahil olmak üzere Türkiye'de yerli ve milli olarak geliştirilip üretilen pek çok sistem bulunduğunu kaydetti.

Türkiye'nin kendi fırlatma kabiliyetini geliştirmeyi hedeflediğini belirten Karabeyoğlu, Somali'de kurulacak uzay limanının önemine dikkat çekti. Türk-İtalyan iş birliğinde Baykar ile Leonardo arasındaki ilişkiye de değinen Karabeyoğlu, Türkiye'nin bir uzay limanına ihtiyacı olduğunu, İtalya'nın Kenya sahillerine çok yakın bir uzay limanı bulunduğunu bildiğini söyledi. Türkiye'nin de ona çok yakın komşu bir ülkede bir uzay limanına sahip olacağını belirten Karabeyoğlu, Türk şirketleri bünyesinde kendi uzay fırlatma kabiliyetlerine sahip olmak istediklerini ve bunun bağımsızlık için önemli olduğunu ifade etti.

Alper Gezeravcı, ilk insanlı uzay görevinin yalnızca kişisel hayalini değil, bir milletin hayalini gerçekleştirdiğini söyledi. Görevde insan metabolizması, tıp, malzeme bilimi ve mikrobiyoloji gibi alanlarda 13 deney yaptıklarını anlatan Gezeravcı, uzayın bir rekabet alanı değil, bir iş birliği alanı olduğunu belirtti. Bu iş birliğinin tüm alanlardan farklı disiplinleri ve farklı geçmişleri bünyesinde barındırdığını dile getiren Gezeravcı, elde edilen sonuçların Milli Uzay Programı'na uygun olarak gelecekte planlanan insanlı görevlere yansıtılması amacıyla geri döndüklerini söyledi.

İtalyan astronot Walter Villadei, Gezeravcı ile uzayda kurdukları ilişkinin bilimsel çalışmalara da yansıdığını belirtti. Uzay görevlerinin kurumlar, bilim insanları ve sanayinin katkısıyla gerçekleşen kolektif bir çaba olduğunu vurgulayan Villadei, Alper'in bazı ulusal deneylere katkıda bulunduğunu, kendisinin de Türk deneylerinden bazılarına katılmaktan büyük mutluluk duyduğunu kaydetti. Villadei, dostluğun iş birliği anlamına geldiğini; Uzay İstasyonu'nun uluslararası ortakların barışçıl bir şekilde birlikte iş birliği yaptığı az sayıdaki yerden biri olmaya devam ettiğini ifade etti. Villadei, bunu Alper ve Türkiye ile yapmanın birlikte iş birliği yapabileceklerinin gerçek bir kanıtı olduğunu söyledi.