500 kişilik bir kohortta, 200'ü Crohn, 200'ü ülseratif kolit tanısı alan ve 100'ü sağlıklı kontrol grubundan oluşan katılımcıların 2 bin kan serumu örneği geriye dönük olarak incelendi. Araştırmacılar, tanı anının yanı sıra 2, 4 ve 10 yıl öncesine ait örneklerde 357 bin antijene karşı 123 bin 980 farklı antikor yanıtını değerlendirdi.

Çalışmada, ilerleyen yıllarda hastalık geliştiren bireylerde antikor çeşitliliğinin sağlıklı gruba kıyasla belirgin şekilde düşük olduğu tespit edildi. Crohn hastalığı geliştirecek grupta, herpesvirüslere ve bakteriyel hareket proteini olan flagelline karşı antikor yanıtının arttığı, kapsüllü bakterilere karşı yanıtın ise tanı yaklaştıkça düştüğü gözlendi.

Ülseratif kolit grubunda ise herpesvirüslerin yanı sıra vücudun kendi dokularını hedef alan otoantijenlere karşı yanıt artışı öne çıktı. Kapsüllü patojenlere karşı azalan yanıtın her iki grupta da ortak bağışıklık sinyali olduğu belirtildi.

Geliştirilen makine öğrenmesi modelleri, tanıdan 10 yıl öncesine ait antikor verilerini kullanarak Crohn hastalarını 0,90 AUC; ülseratif kolit hastalarını ise 0,84 AUC doğruluk oranıyla sağlıklı bireylerden ayırdı. Model ayrıca, daha sonra ağır ve komplike seyredecek Crohn hastalarını da 0,85 AUC değeriyle yıllar öncesinden saptayabildi.

Araştırmanın başyazarı Dr. Arno Bourgonje, bu bulgunun komplike hastalığın yalnızca tanı sonrası ilerleyen bir süreç olmadığını, bağışıklık tabanının çok daha önceden şekillendiğini gösterdiğini ifade etti.

Uzmanlar, antikor profillemesinin henüz rutin taramalara hazır olmadığını vurguladı. Yöntemin klinik kullanıma girmesi için genetik ve biyokimyasal testlerle desteklenmesi, farklı popülasyonlarda doğrulanması ve maliyet etkinliğinin kanıtlanması gerektiğini belirtti.