Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Körfez'deki savaşın bölgeyi temelden değiştireceğini ve rekabetin azalacağı, iş birliğinin artacağı görüşünü sundu.

Şimşek, savaşın kısa vadede büyük bir enerji arzı şokuna yol açtığını belirterek, küresel ekonominin bu tabloya dayanmasının zor olduğunu ifade etti.

Etkinliğin “Sancılı Bir İyileşme Sürecine Doğru: Orta Doğu'daki Savaşlar Sonrası Ulusal Ekonomiler” başlıklı son oturumunda, savaşın bölge ülkelerinin ihracat ve ithalat hacimlerini önemli ölçüde düşürdüğünü vurguladı.

Şimşek, küresel ölçekte büyümenin yavaşladığını, enflasyonun yükseldiğini ve finansal koşulların sıkılaştığını kaydederek, bu gelişmelerin tamamının savaştan kaynaklanmadığını ancak savaşın etkisinin büyük olduğunu söyledi.

Ekonomik toparlanmanın kalıcı barışın sağlanmasına bağlı olduğuna dikkat çeken Şimşek, sürdürülebilir bir iyileşme için çatışmaların sona ermesinin şart olduğunu belirtti.

Şimşek, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin önemli kaynaklara sahip olması nedeniyle mali hareket alanlarının bulunduğunu ve bu durumun toparlanma sürecini hızlandırabileceğini ifade etti; İran'da ise belirsizliğin sürdüğünü kaydetti.

“Savaş sonrası bölgede ekonomik entegrasyon ve enerji güvenliği öne çıkacak” diyerek, bölgenin bağımlılıklarını azaltma ve alternatif ticaret güzergahları geliştirme çabalarını öne çıkardı.

Şimşek, Orta Doğu ve Kuzey Afrika'da bölge içi ticaretin düşük seviyede bulunduğunu belirterek, ekonomik çeşitlendirmenin uzun vadede ticaretin artırılmasına katkı sağlayabileceğini söyledi.

“Savaş sonrası alternatif koridorlara yatırımlar artacak” diyerek, bölgesel sermayenin toparlanma sürecini desteklemek üzere yeniden bölgeye yönelmesinin beklendiğini dile getirdi.

Şimşek, savunma sanayisi alanındaki ortaklıkların ve bölgesel güvenlik iş birliğinin önem kazanacağını, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından onaylanan Mekke Anlaşması'nın bu çerçevede bir örnek olduğunu belirtti.

Alternatif ticaret koridorlarına yapılacak yatırımların yaklaşık 660 milyar dolara ulaşabileceğini ve bu kaynakların savunma harcamalarının finansmanında da kullanılabileceğini ifade etti.

Türkiye'nin küresel ticaretteki bakış açısına değinen Şimşek, “Türkiye, kurallara dayalı ticareti desteklemeye devam ediyor. Gümrük Birliği ülkeleri de dahil olmak üzere 54 serbest ticaret anlaşmamız var. Bu anlaşmalar ihracatımızın yaklaşık yüzde 70'ini kapsıyor. Şu anda onay süreci bekleyen 3 serbest ticaret anlaşması var. Japonya, Endonezya, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri ve Kanada ile yeni nesil serbest ticaret anlaşmaları için görüşmeler yürütüyoruz. Ayrıca, çoğunlukla Orta Asya ülkeleriyle olmak üzere çeşitli tercihli ticaret anlaşmalarımız da bulunuyor. Dolayısıyla mevcut koşullar Türkiye dahil herkesi daha korumacı hale getirmiş olsa da Türkiye kurallara dayalı ticarete inanmaya devam ediyor.” dedi.

Şimşek, Türkiye'nin bölgesel bağlantısallık yatırımlarına değinerek, Pekin'den Londra'ya uzanan Orta Koridor'un bir parçası olduklarını ve Basra Körfezi'nden Türkiye üzerinden Çin ve Avrupa'ya ulaşacak yeni ticaret yollarının geliştirileceğini belirtti.