Eylül, deniz sezonunun sonu ve yayın sezonunun başlangıcıdır. Renkler değişir; güneşin parlak sarısı yavaş yavaş hüznün sarısına bırakır yerini. Gökyüzünün maviliği beyaz bulutların ardına gizlenir. Yaz uykusunda olanlar için Eylül, bir uyanıştır; yaşam yeniden hız kazanır ve savruk ruhlarımız düzene girer.

Yeni yayın sezonunun ilk kitabı, Ayşegül Sözen Dağ imzalı “Tableti Bozulan Çocuk” oldu. Tulu Kitap tarafından yayımlanan bu eser, Asaf Bera'nın sabah uyanıp tabletinin çalışmadığını fark etmesiyle başlar. Bu durum, yalnızca Bera için değil, hepimiz için aynı felaketi temsil eder. Kimin başına gelmişse, ne yapacağını şaşırmaz, üzülmez ve paniklemez; doğal olarak aynı tepkiyi verir.

Bera, umutsuzluk içinde dertleşirken gizemli bir sesle karşılaşır. Hayatına giren bu yeni rehber, Bera'ya adım adım tamamlaması gereken özel görevler verir. Görevleri yerine getirmek için dışarıya adım attıkça, kendini kocaman ve canlı bir dünyanın içinde bulur. Artık karşısında cansız bir ekran değil, doğa, dostluk kurduğu kuşlar ve yeni hayaller vardır.

Kitabı okurken yazar, yaşamın hızına kapılıp doğadan uzaklaştığını fark eder. Ekran karşısında zaman öldürmemesine rağmen, denizi izler ve gökyüzüne bakar. Ancak “Tableti Bozulan Çocuk” kitabının ardından gökyüzü farklı göründü. Büyük salgının etkisinin tamamen geçmediği, ekran bağımlısı çocukların önümüzde durduğu bir gerçeği hatırlatır.

Ayşegül Sözen Dağ, “Tableti Bozulan Çocuk”ta tertemiz bir dil ve sakin bir anlatımla çocuklara siyah ekranların ardında doğanın renklerinin varlığını gösterir. Teknolojiye bir mola verdirip hayal güçlerini tetiklemeye çalışır. Ayşenur Özgül Altuntaş'ın yeşil tonlarındaki çizimleri de metni destekleyen, güçlendiren bir işbirliği oluşturur.

Şimdi hep birlikte gökyüzüne bakıp yeni bir bakış açısı keşfedelim.