Navlunların rekor kırması ve ikinci el gemi fiyatlarının yeni inşaya yaklaşması söküm talebini yavaşlatırken, bir darbe de Alang'dan geldi.
Avrupa Birliği (AB) Gemi Geri Dönüşüm Yönetmeliği (EUSRR) kapsamında Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan 16. liste güncelleme taslağı, küresel denizcilik ve geri dönüşüm sektöründe krize neden oldu. Komisyonun, Hindistan'ın Gucerat eyaletine bağlı Alang-Sosiya bölgesinde faaliyet gösteren iki tesisi Avrupa Gemi Geri Dönüşüm Tesisleri Listesi'ne dahil etmeyi teklif etmesi, Avrupa'da sanayi, sendikalar, armatör birlikleri ve sivil toplum kuruluşlarını karşı karşıya getirdi.
AB dışında Türkiye ve ABD'nin tesislerinin de yer aldığı listede dengelerin sarsılacağını belirten İMEAK Deniz Ticaret Odası (DTO) Aliağa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Adem Şimşek, Hindistan kararının Türkiye ve Aliağa gemi söküm sektörü için çok büyük bir risk teşkil ettiğini söyleyerek Ankara ve sektör temsilcilerine lobi faaliyetlerini hızlandırma çağrısında bulundu.
Avrupa Komisyonu'nun teklifine karşı çıkan Avrupa Çelik Üreticileri Birliği (EUROFER), 7 milyon sanayi işçisini temsil eden IndustriAll Europe, Avrupa Geri Dönüşümcüler Konfederasyonu (Recycling Europe / EuRIC), Avrupa Çevre Bürosu (EEB), NGO Shipbreaking Platform ve Transport & Environment, AB Komiserleri Jessika Roswall ile Stéphane Séjourné’ye ortak bir mektup göndererek teklifin derhal geri çekilmesini talep etti.
Koalisyon, gemilerin gelgitli çamur düzlüklerine oturtularak kesildiği beaching yönteminin hiçbir AB üyesi ülkede yasal olarak kabul görmediğini hatırlatarak, gelgit bölgelerinde petrol türevlerinin, asbestin ve diğer tehlikeli kimyasalların toprağa, denize ve ekosisteme karışmasının teknik olarak engellenemeyeceğini vurguladı. Kanıt olarak ise bu yılın başlarında bir başka Alang tesisinde yaşanan ağır yakıt (fuel-oil) sızıntısı gösterildi.
Muhalefet cephesi meselenin yalnızca çevre boyutuyla sınırlı olmadığını, ağır bir haksız rekabet ve sanayi tehdidi yarattığını da belirtti. EUROFER ve EuRIC, Avrupa'da ve onaylı ülkelerde (Türkiye gibi) yüksek maliyetlerle katı çevre ve iş güvenliği yatırımı yapmış tesislerin, düşük maliyetli beaching tersaneleri karşısında haksız rekabete uğrayacağını kaydetti. Ayrıca kullanım ömrünü tamamlamış gemilerin yeşil çelik üretimi ve döngüsel ekonomi açısından çok kritik ikincil hammadde kaynağı olduğu ifade edilerek, hurda çeliğin Avrupa sınırlarında ve yakın havzada tutulması gerektiği savunuldu.
Sanayi ve çevrecilerin mektubunun hemen ardından, küresel deniz ticaretinin dev çatı örgütleri karşı lobi atağı başlattı. BIMCO, Avrupa Armatörler Birliği (ECSA), Uluslararası Deniz Ticaret Odası (ICS), INTERCARGO, INTERTANKO, Cruise Lines International Association (CLIA), INTERFERRY ve Dünya Denizcilik Konseyi (WSC), AB Çevre ve Ulaştırma Bakanlarına ortak bir mektup göndererek iki Hint tesisinin onaylanmasını istedi.
Armatör kulüpleri, kararın coğrafi konuma veya söküm yöntemine göre değil, münferit tesislerin nesnel teknik denetim performansına göre verilmesi gerektiğini öne sürdü. Komisyon müfettişlerinin söz konusu iki tesiste yaptığı yerinde incelemelerde AB standartlarının karşılandığının tespit edildiğini hatırlatan armatörler, buna rağmen reddedilmenin AB sisteminin güvenilirliğini zedeleyeceğini savundu.
Ayrıca dünya genelinde filoların yaşlandığı, kullanım ömrü biten gemi sayısının hızla arttığı ve AB onaylı listede büyük tonajlı gemileri sökecek yeterli kuru havuz kapasitesi bulunmadığı ileri sürüldü. 26 Haziran 2025'te IMO Hong Kong Konvansiyonu'nun (HKC) yürürlüğe girmesiyle birlikte Hindistan'daki tesislerin standartları yükselttiği savunuldu.
Avrupa'da yaşanan bu gerilimi ve Hindistan tehdidini değerlendiren İMEAK DTO Aliağa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Adem Şimşek, gelişmelerin Türkiye açısından doğuracağı tehlikelere dikkat çekti. Hindistan tesislerinin AB listesine girmesinin Aliağa için doğrudan bir tehdit olduğunu belirten Şimşek, çok büyük bir risk söz konusu olduğunu söyledi.
Hâlihazırda Avrupa Birliği tesisleri standartlarına uygun olduklarını, Aliağa'da 8 şirketin Avrupa Birliği listesine üye bulunduğunu hatırlatan Şimşek, bu 8 şirketin kendi arasında rekabet yaşadığını, Hindistan'ın da listeye girmesi hâlinde Avrupa bayraklı gemiler için Hindistan'la da rekabet edeceklerini belirtti. Hindistan'ın bu listeye girmemesinin Türkiye'nin işine geleceğini ifade etti.
Türkiye'nin ve sektörün bu süreçte acil olarak diplomatik ve kurumsal lobi yürütmesi gerektiğinin altını çizen Adem Şimşek, kendilerinin de lobi yapması ve iyi çalışması gerektiğini ifade etti. Avrupa Birliği'nde ve Uluslararası Gemi Geri Dönüşüm Sanayicileri Derneği'nde (ISRA) çalışılması gerektiğini belirten Şimşek, ISRA'nın da bu işe karşı olduğunu, çünkü ISRA'nın Avrupa kökenli bir gemi geri dönüşüm derneği olduğunu söyledi.






