İnsanlığı ön plana çıkaran figüratif eserleriyle Hindistan'ın önde gelen modern ressamlarından biri olan Jogen Chowdhury, 25 Ekim'de Kalküta'daki bir hastanede yaşamını yitirdi. 87 yaşında hayatını kaybeden sanatçının, bir yılı aşkın süredir nadir görülen bir kan kanseriyle mücadele ettiği Hint medyasında yer aldı.
Ölümünün ardından sosyal medyada çok sayıda taziye mesajı paylaşıldı. Batı Bengal Başbakanı Suvendu Adhikari, X hesabından yaptığı paylaşımda Chowdhury'yi kültürel dünyanın önde gelen bir sütunu olarak nitelendirirken sanatsal mirasının çağlar boyunca ölümsüz olacağını belirtti. Kalküta'da yaşayan tanınmış ressamlardan Samir Aich de sanatçının ölümünü kişisel bir kayıp olarak nitelendirip bu durumun, Britanya Rajı döneminde Kalküta ve Şantiniketan'da ortaya çıkan ve Hindistan Bağımsızlık Hareketi'nin desteğiyle alt kıtada gelişen Bengal Sanat Okulu döneminin kapanışını temsil ettiğini ifade etti.
Bengal Sanat Okulu, o dönemde Hindistan'daki sanat eğitiminde Batı realizminin baskısına tepki olarak Babür minyatürleri, kırsal temalar, tarih ile mitolojinin harmanlanması gibi geleneksel Hint sanat biçimlerinden beslendi. Chowdhury'nin de evinin bulunduğu Şantiniketan'ın kendine has kızıl toprak manzarası sanatçıya özel bir ilham kaynağı oldu. Hindistan, Japonya ve Avrupa arasındaki gelişen kültürel alışveriş sayesinde hareketin genelinde Kübizm unsurları ve Japon modern sanat duyarlılığı da yer aldı.
Chowdhury, Hint sanatına özgü dokunsal ve dışavurumcu nitelikteki çizgileriyle tanınıyordu. İnsan figürünü hassas bir şekilde bozmak için sıklıkla çapraz tarama tekniği kullanan sanatçı, figürleri bir alay konusu olarak değil ruhsal iç dünyaları görselleştirmenin bir yolu olarak karikatürize etti.
Hint sanat eleştirmeni R. Siva Kumar bir yazısında sanatçının figürleri için dekoratif bir irade ile dışavurumsal bozulmanın birleşimiyle şekillendiğini ve coşkulu bir duyusallıkla dolup taştığını belirtmişti. Kumar, Chowdhury'nin sanatının ipuçları açısından zengin olduğunu, bilgi ve deneyim birikimini bir kenara bırakmadan anlaşılması gerektiğini ancak duyusal özelliklerini azaltmadan, basite indirgemeden anlatılamayacağını ifade etmişti.
Jogen Chowdhury, o dönemde bölünmemiş Bengal sınırları içinde yer alan Faridpur'daki Daharpara köyünde 16 Şubat 1939'da dünyaya geldi. Yaratıcı ve aristokrat bir aile ortamında büyüyen sanatçının annesi Alpana çizimlerindeki yeteneğiyle tanınırken babası da ressam ve heykeltıraştı.
Sanatçı, 1955 yılında Kalküta'daki Devlet Sanat ve Zanaat Yüksekokuluna kaydoldu. 1955 ile 1960 yılları arasında burada eğitim gören Chowdhury, 1960'lı yıllarda Paris'teki Ulusal Güzel Sanatlar Yüksekokulunda eğitim aldı ve 1968'de Hindistan'a geri döndü.
Chowdhury, 1972 yılında Hindistan Cumhurbaşkanlığı resmî konutu olan Raştrapati Bhavan'daki Sanat Galerisi'nde küratör olarak görev yaptı. Nisan 2014'te siyasete atılan sanatçı, Batı Bengal'in Trinamool Kongresi üyesi olarak Hindistan Parlamentosu'nun üst kanadı Rajya Sabha'ya seçildi ve Nisan 2020'ye kadar bu görevi yürüttü.
Chowdhury'nin sanat alanındaki ödülleri arasında 1966 yılında Paris'te kazandığı Genç Resim Ödülü ve 1986'da Küba'daki İkinci Havana Bienali'nde aldığı takdir yer almaktadır. Sanatçı, 2001 yılında Madhya Pradesh hükümeti tarafından sanatsal katkılarından ötürü Kalidas Samman Ödülü'ne layık görülürken 2012 yılında ise Batı Bengal hükümetinin verdiği en yüksek sivil nişan olan Banga Bibhushan ile ödüllendirildi.









