İngiltere sanat piyasası son otuz yılda büyüklüğünü üçe katlamasına rağmen ana rakiplerinin yakaladığı büyüme hızının gerisinde kaldı. Artan düzenlemeler, bu durumun ardındaki en önemli potansiyel engellerden biri olarak gösterildi.
İngiliz Sanat Piyasası Federasyonunun (BAMF) otuzuncu kuruluş yıl dönümü vesilesiyle Arts Economics tarafından bu hafta yayımlanan rapor, İngiltere'nin satış değeri bakımından dünyanın en büyük ikinci sanat piyasası olma konumunu koruduğunu ortaya koydu. Ülkedeki pazar büyüklüğü 1996 yılında 2.6 milyar sterlin seviyesindeyken 2025 yılında 8 milyar sterline ulaştı. İngiltere ayrıca kıta pazarının yüzde 50'sinden fazlasını elinde tutarak Avrupa'daki dominant konumunu sürdürüyor.
Bununla birlikte, art arda yaşanan ekonomik şokların ardından pazarın toparlanma süreci büyük rakiplerine kıyasla daha zayıf gerçekleşti. Küresel finans krizinin ardından pazarın en düşük seviyeyi gördüğü 2009 yılından bu yana İngiltere'deki satışlar 2025'e kadar yüzde 17 artış gösterdi. Bu oran ABD'de yüzde 114, küresel ölçekte ise yüzde 51 olarak kaydedildi.
Raporun 27 Ekim'de Londra'daki Christie's salonunda düzenlenen resepsiyonla kamuoyuna duyurulduğunu belirten BAMF Başkanı Thomas Christopherson, sektörün karşı karşıya olduğu engellere dikkat çekti. Christopherson, aşırı karmaşık ve hantal düzenlemelerin İngiltere sanat piyasasının omurgasını oluşturan çok sayıda küçük ve mikro ölçekli işletmeyi orantısız şekilde etkilemeye devam ettiğini vurgulayarak küresel rakiplere karşı rekabet gücünün korunması için uyum yükünün hafifletilmesi gerektiğini ifade etti.
Rapor, İngiltere'deki sanat işletmelerinin yüzde 89'unun yıllık 1 milyon sterlinin altında satış bildirdiğini ortaya koyarak küçük ekipler üzerindeki yasal yükümlülüklerin potansiyel baskısını gözler önüne serdi.
Sınır ötesi ticaret kalıplarında da değişimler yaşanıyor. İngiltere'nin sanat ve antika ithalatı 2015 yılındaki 4.1 milyar sterlin seviyesinden yüzde 45 düşüşle 2025'te 2.2 milyar sterline geriledi. İhracat ise 2015'te kaydedilen 6 milyar sterline kıyasla yüzde 48 düşerek 2025 yılında 3.1 milyar sterlin seviyesinde kaldı.
Bu daralmanın ötesinde rapor, ticaret ortaklarında bir çeşitlenme olduğunu da kaydetti. 2000 yılında ABD toplam değerin yüzde 72'sini alarak İngiltere'nin ihracat pazarını domine ederken onu İsviçre, Japonya, Çin, Avustralya ve Katar takip etmişti. ABD 2025 yılında da en büyük tek varış noktası olmaya devam etti ancak payı yüzde 35'e düşerek önceki seviyesinin yarısının altına geriledi.
İç pazarda ise direnç belirtileri görüldü. İngiltere'deki halka açık müzayede satışları yüzde 8 artışla 2.1 milyar sterline yükseldi. Rapor, sektörün ekonomik önemine vurgu yaparak İngiltere sanat piyasasının 2025 yılında 8 bin 780 işletme bünyesinde tahmini 53 bin 290 istihdam sağladığını ve 1.5 milyar sterlin vergi geliri ürettiğini ortaya koydu.
Sanat galerileri ve müzayede evleri 2025 yılında yan hizmetler ile ürünler için tahmini 2 milyar sterlin harcama yaptı. Bu rakam ciro çeyreğine denk geliyor.
BAMF Onursal Başkanı Anthony Browne, başarının sanat alım satımında uzun bir uzmanlık geleneğine dayandığını belirterek bu durumun binlerce kişiye iş imkânı sunduğunu ve Britanya'nın kültürel yaşamına katkıda bulunduğunu kaydetti.
Bu olumlu etkinin başkentin dışına da ulaştığı görüldü. Londra uluslararası bir merkez olmaya devam ederken işveren kayıtlı sanat işletmelerinin yüzde 65'i İngiltere'nin diğer bölgelerinde faaliyet gösteriyor.








